* PAŞALAR KÖYÜ WEB SAYFASI *

! PAŞALARLILARIN iNTERNETTEKi BULUŞMA NOKTASI !

Türkiye “EVET” dedi, ama Paşalar “HAYIR” !

Posted by BATTAL YILMAZ 14 Eylül 2010

12 eylül pazar günü yapılan Referandumun sonuçları belli oldu. Türkiye genelinde (Evet) oyları % 58, (Hayır) oyları ise % 42’de kaldı. Böylece referanduma sunulan maddeler kabul edilmiş oldu.

26 maddelik Anayasa Değişikliği paketi için 12 Eylül referandumu köyümüzde olaysız sona erdi. Köyümüzdeki toplam 351 seçmenin hepsi oylarını kullandı. Paşalarlılar; % 57 oranında “Hayır” derken, % 43 oranında “Evet” dedi. Sayısal olarak ise; referanduma katılan 199 seçmen; oyunu “Hayır” dan yana kullanırken, referanduma katılan 149 seçmen; “Evet” ten yana kullandı, geriye kalan 3 seçmenin oyu ise geçersiz sayıldı.

Haberin devamında; köyümüzdeki referandumdan fotoğraflar bulabilirsiniz !!

Reklamlar

95 Yanıt to “Türkiye “EVET” dedi, ama Paşalar “HAYIR” !”

  1. Erdi Afacan said

    KÖYÜMÜZ EN DOĞRUSUNU YAPMIŞ…

  2. kaan yılmaz said

    Köyümüz her zaman en dogrusunu yaptıgı ıcın, köyde kımse kalmadı !
    Bizim köyümüz; daha cooook, en dogrusunu yapar …

  3. mkemal said

    Evet, bence de bizim köyümüz ‘adam’ gibi bir köy. Paşalar son yirmi yılda hiçbir zaman Türkiye ortalamasını yansıtmadı, son referandumda olduğu gibi. Ancak makarna, kömür vb. ihtiyaçlarını kendi ekonomisiyle sağlaycak şartların yaratılması için mevcut iktidarı uyarmak da, her ‘adam’ gibi köyün görevidir. Türkiye’nin birçok yerinden farklı olarak, burada ya da Paşalarda köy meydanlarında, bu tür politik konuların kavgasız, gürültüsüz konuşulup tartışılabilmesi de bizim köyümüzün ayrıcalığı ve ‘adam’ gibi bir köy oluşundandır.

  4. mehmet çiğdem said

    bir paşalarlı olarak köyümle gurur duyuyorum.hayır çıkması,hala ülkesini düşünen kişiler oldugunu gösterir.zaten medeniyet görmüş,modern ve okuma-yazma oranı yüksek olan batı ve sahil şehirlerinden hep hayır çıkmıştır.

  5. Abuzittin Bağrı Yanık said

    Ne komedi yorumlar var yazık !
    Türkiye´nin nereden nereye geldiğini göremeyenler ile benim oyumun aynı olması ne acı. Neymiş; batı kesimi çağdaş kesim, sahil kesimi hayır vermiş.

  6. mkemal said

    Abuzittin ya da adın her neyse, senin oyunla benimkinin de aynı olması çok acı ama ben dile getirmiyorum. Türkiye’de bu çıkışları senin gibi çok yapan oldu ve hep zararlı çıktılar.

  7. mehmet çiğdem said

    ne adamlar var ya,hala konuşuyo.ülke elimizden gidiyo,haberi yok.ülke ne hale geldi,ırakta bir kürk devleti kuruldu.günden güne işte bu degişikliklerle yıkılacagız.91 den önce sırplar,arnavutlar dA BİZ GİBİ HUZURLU YAŞIYORLARDI.AMA NE OLDU;avrupa birliği bir anayasa değişikliği istedi,ve bu değişiklik ikinci anayasa nın yapılmasına ortam hazırladı.daha sonra ikinci bir referandum ve ülke bu hlae geldi.şimdi ordakı halk birbirini yiyor.tabi bizimkiler ne anlasın,bas gitsin eveti.
    hıııı maddeler de aynı sayılır,ne alaka demeyin.görün genel seçimlerden sonra noluyo…

  8. Kaan Yılmaz said

    Çoook film izliyosunuz, kehanet filmleri size göre değil… Özenti olmayın ! Burası ne Irak, ne Sırbıstan, ne de Arnavutluk olacak ! Ölüme çare yoktur, fakat korkunun da ecele faydası yoktur.. Görelim; Mevlam neyler eylerse, ülkemiz için en güzelini, eyler inşallah..

    Hakkikaten ne adamlar var kuzen, ne çekemeyenler var, ne ararsan var… Yook, yani türlü türlü şeyler, hep hikayeler, fıkralar ve bazen de korkutucu, amaa çoğu zaman da komik .. 🙂

    Biz küçükken; köyümüzde “BARKIT” var, diye korkutuyolardı, şimdi de ülke elden gidecek diye 🙂 “BARKIT” denen canavarı da hiç görmedik zaten; yoktu ki, nasıl görelim 🙂 Yıllardır ülke elden gidiyor dedilerse de, ülkemizin gittigini de görmedik .. 🙂

    Bakalım daha ne hikayeler çıkıcak, merakla bekliyoruz…. 🙂 🙂 🙂

  9. çağlar çalışkan said

    Türkiye bölünmeye dogru gitmektedır, yakın zamandada bunları hep birlikte görecegız.
    Adam bir elınde abdullah öcalanın resmı, bır elınde pkk bayragı hakkarinin göbegınde 40000 kısılık pkk lıya cenaze torenı, din egitimi, dil egitimi, okullara katılmama pratestosu baskanlık secimine evet dedigimizde, orada bizim bayragımız dalgalanmayacak beyler bayanlar, kürt devletı kuruldu, adamlar bayraklarını bastırdı, yakında parlementosuda kurulacak. Ahmet bey pkk bası karayalcınla konusmak icin sınır otesine gidiyor, bu adam gidip pkk nın yuvasında kalıyor, herseyı tezgahlıyorlar, Türkiye´de, burdan izliyor, bu sekılde devam beyler bayanlar, 3 gün sona ahh dedıgınızde, artık o ahh kelimesini bile cıkartmayacaklar bogazınızdan ….

    herkese iyigunler

  10. Hasan Ali Yilmaz said

    Korkmayın, bu Ülke elden gitmez, asıl devletin gitmesi, muhalefet başa gelirse olur, oda ebediyen gelemeyecegi için, hehangi bir sorun yok.

    Ezanın sesinden rahatsız olanlar; Ermenistan´a, Yunanistan´a gider. Bu Vatanı; Dedelerimiz, Allah, Allah nidaları ile alımış. Cagdaşlıkla degil !

    Tutturmuşunuz, bir makarna, bir kömür gidiyor. Bakın bakalım, köyümüzde devletin kömürünü almayan kaç hane var. Bu zamana kadar devletten köyümüze ne yardım geldi. Kendi kendinizi batırdıgınızın farkına varın. Hangi dine mensupsun diye sorsalar (islam) müslümanım dersiniz, ezanı türkce okutursunuz, elinizden gelse hiç okutmayacaksınız, oda mümkün degil. iktidar partisine; amerikancı dersiniz, cagdaşlık deyip, başörtüsüne el uzatırsınız, modern deyip mini etek giyersiniz, medeniyet dersiniz onuda size rh MEHMET AKİF ERSOY siz dogmadan sizlere cevabını verdi. Ve sizler istiklal marsını medeniyet diyerek nasıl okuyorsunuz.

    Sizin vatan millet sevginiz bunlarla sınırlı ise zaten vatan elden gitmiş.

  11. Kaan Yılmaz said

    Oooo, harbiden iyi hikaye yazıyormussunuz, ben hikaye dedikce biraz fıkralara dönüsmeye basladı . Neyse olsun, yarında Temel ile Dursun´dan anlatın 🙂 Promosyonlu kapakları, markete götürün kavonozunuzu alın…

    Caglar Bey; o kadar zorunuza gittiyse, burda böyle konusmayın, cesaretiniz varsa gidin ve o saydıklarınızı kendiniz vurun, bizi de ugrastırmayın, bizim isimiz, gücümüz var 🙂

    Abi; bos ver, anlaya sivri sinek saz, anlamayana top atsan az…. Bos ver !

    Tursuyu biz mi satıyoruz, yoksa cagdaslar mı ?

  12. caglar calıskan said

    iyi de, ya siz okudugunuzu anlamamıssınız ki, ben neden bahsettim, siz ne cevap verdiniz, ya da neyin ne oldugundan haberiniz yok !
    Hem merak etmeyin Kaan bey, ben Batman´da özel harekatta görev yaptım ?????? Neyin ne oldugunu az cok bilirim, siz böle oturdugunuz yerden sadece seyrederek, baskalarına laf yetistirmeye devam, eminimki neyin ne oldugundan en ufak bir siyasi bilginiz olmadını tahmin ediyorum, olsaydı zaten burda bu sekilde alakasız yorum yazmaz, bilgili birkisi olarak yorumlardınız, malesef sizde de o bilgi yok, onun icin sadece okuyun, ya da arastırıp inceleyip karsıma öyle cıkın 😀
    Ben ne cagdaslıktan bahsettım, ne de iktidar partisinden, ne de evet hayırdan :D:D:D:D
    Ben bunların olacagını, gidisatın o yöne döndügünü söyledım. Basından ve netten takip ettigim kadarıyla, Cumhurbaskanı´nın, Basbakan´ın ve yaverlerinin sözlerini duyarak, sadece yorum yaptım. Ama massallah siz kendinize göre yontmussunuz, bu mudur sizin siyasi bilginiz.
    Hey Allam ya, sabah sabah iyi güldüm.

  13. sefik caliskan said

    ne mutlu türküm diyemeyen, iktidari hala savunan varsa, benim diyecek birseyim yok.bunlar önce ermeni,avrupa,amerika,arapmi ha pardon bide türkmü ona göre bizde destekleyelim.

  14. hasan Ali Yilmaz said

    caglar bey benim yukarıda yazmış odugum yazı sizin yazınıza cevap niteliginde degil.yani simdi siz bizi güldürdünüz. yazımı kendini bilen bir arkadaşa attım. sizin düsüncelerinize saygı duyarım kendinizce haklı sınız ama siyasetten cok iyide anlarız

  15. hasan Ali Yilmaz said

    sefik bey bunlar gercek türk. yani müslüman türk ne ermeni,ne arap en azından cumadan cumaya namaz kılıyorlar ya sizinkiler olların anlı secdeye deyiyormu yok yok yok.onun için türkler.

  16. hasan Ali Yilmaz said

    bizler ne mutlu türküm demesini,de biliriz hemde sizinkilerde daha iyi biliriz .cagdaşlıkla türk olunuyorsa avrupanın yüzde sekseni türk

  17. Şefik Çalıskan said

    Bilmiyorum yani, ne B Partisinin agzından; ” Pkk, bir terör örgütüdür ” diye duyduk, ne de A Partisinin agzından; ” Ne mutlu Türküm diyene ” diye duyduk. Hadi B Partisinin kimligini cözdük, bi de A Partisini cözebilseydik !

  18. çağlar çalışkan said

    Hasan Ali Yilmaz;
    Zaten lafım size degil beyfendi, ama anlatmak istedigimi anlamayanlar var. Ben ne iktidar partisinden bahsettım, ne de Evet-Hayır´dan, ne de cagdaslıktan ! Simdi ki önemli konuların basında; o saydıklarım var sonrada milletimizin sorunları var ve tabiki cözülecek! Bu hükümet de bunun icin, burda cözüm üretmek zorundadır. Cözüm üreten; ister A partisi, isterse C partisi olsun, benim icin hic farketmez. Benim icin yasam standartlarının güzel olması! Bana kimse demesinki; su pkk sorununu kimse görmüyor, göremiyor.

    Ne bileyim, ya ben demek istediklerimi anlatamadım, ya da insanlar anladı, ama anlamamazlıktan geliyor….

    Neyse, herkese iyi forumlar…

  19. hasan Ali Yilmaz said

    kaan haddini aşma caglar bey kendince birseyler yazmış.bu konu ile alakası olmasa bile adam burada birseyleri paylaşmak istemiş gayet mütevazi ve agır başlılıkla; sende kızıp sinir yapma burada herkez yorum yapıyor ancak kimse kimseye agır konusamaz.yediremeyen yorum yapmaz.ne hayırdiyen vatanhaini nede evetdiyen varsada kendinden başkasını hain olarak aramasın aramasın

  20. mkemal said

    sanırım en büyük eksikliklerimizden birisi de bu. Referandum öncesi nereydiniz? bu ateşli tartışmalarınız neredeydi? referandum bitmedi mi? artık sonuç neyse ne, önümüze bakmamız gerekmiyor mu? geçmişe takılıp kalmaktan kim çıkar sağlamış bugüne dek? ülkede neler oluyor şimdi? bişeyler değişiyor. polemik yapacaksanız bunları konuşun. kısır konuları bırakın.

  21. Osman çimen said

    Yanlış saymadıysam 4 kez kaan 6 kez hasan ali kardeşeler yorum yapmışlar bu da demek oluyo ki yapılan 23 yorumun yarısı bu iki kardeşe ait.sözüm sadece sizlere değil genel olarak bu konu yada başka konu, mesele her ne olursa olsun.abartıya kaçmadan sözün özünü bularak yorum yapmak olsa gerek.lütfen hepimizin aynı köylü olduğunu düşünerek saygılı ve ölçülü yorum yapalım. Evet ya da Hayır veren tüm köylülerime saygı ve sevgilerimle….

  22. Serkan Denmirel said

    Referandum sonuçlarının ülkemiz ve milletimiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Bazı yorumlar, biraz kırıcı olmuş. Ben referandumda Evet oyu verdim ve sonucun da bu yönde çıkmasına sevindim. Ama Hayır diyen insanları da anlıyorum. Referandum oldu bitti. Artık hala yok hain, yok şu yok bu demeye gerek var mı? Artık referandumun sonuçlarına odaklanmak lazım. Yıllardır çözülemeyen sorunlar çözülmeye başladı. Özlediğimiz İktidar-Muhalefet işbirliğine de şahit oluyoruz. Anamuhalefet partisinin yönetimindeki katı önder sav anlayışı da böylece kırılmış oldu. Sayın Kemal Kılıçtaroğlu demokratik kişiliği ile hem ülkemiz için hem CHP için son derece etlili ve artık daha yapıcı bir muhalefet var. Ben Türk Milletinin sağduyusuna herzaman güvenirim. O sözünü söyledi. Daha boş tartışmalarla vakit kaybetmeye gerek yok. Bir an önce iktidar-Muhalefet daha özgür- demokratik bir Türkiye için çalışalım… derim ben… Yeni Anayasayı için …

  23. hasan Ali Yilmaz said

    Beyler dediklerinize katılıyorum.yukarıda tutturmuşlar makarna,kömür,ülke elden gitti ya bunlar at gözlüklerini çıkarsınlar.işi dogrulukla dürüsce yorumlasınlar ona görede karsılık bulsunlar.ters ters konuşurlarsa ters cevap alırlar kimsenin şahsına görede birşey söylemiyorum tabiki köylulerimden.

  24. mehmet çiğdem said

    Ne referandum muş be…

    A Partisi; attı bir olta, hala onu konuşuyoruz. Önümüze bakalım, daha genel seçimler var. Yine de propangandayı ölçülü şekilde etkin tutmak lazım. Kim ne yazarsa da yazsın, ben dogru bir şekilde ülkenin gelecegini düşünürüm. Onun için “A”, “C” veya “M” Partisi önemli degil. Bu ülkenin her karış topragından tutun; geçmişiyle, gelecegiyle ve bu günüyle düşünülmeli…

    Dogruları görüp; o benim partim, bu senin partin… O kazanmasında bu kazansın. Ne olursa olsun mantıgı, kafalardan silinmelidir.

    Saygılarımla…

  25. Tarihçi (Ankara) said

    Referandum da sevr gibi bir günde oldu bitti.Kazananlar da kaybedenler de değişmedi.Kuvai Milliyeciler aleyhinde fetva verenler idam kararı çıkaranlar, milli mücadele aleyhinde örgüt kuranlar da değişmedi.Kurtuluş Savaşında gençleri tekkelere saklayanlar da değişmedi.Ezan neden Türkçe okunsun ki Kurtuluş Savaşında İngilizlere yardım edip bizi arkamızdan vuran araplara hayranlığımızdan anlamasakta arapça okunmalı.Din yalnızca tanrıyla kul arasındadır,kutsaldır çıkar sağlamak için siyasete alet edilemez.Tartışmak için yazmadım bunları belki bu yönlerden de düşünmek isteyen olursa faydam olsun istedim, teşekkürler.

    • Şule Gürel Sağcan said

      Çok üzüldüğüm nokta şu ki bir “tarihçi” ezanın okunması gereken dil olan arapça okunmasına bukadar dar bir pencereden, böyle at gözlükleriyle bakabiliyor.Biz o şavaşı o ezanların, o iman gücünün sayesinde kazandık.Tabi bunu sizin gibi düşünenlerin algılayabilmesi oldukça zor.Ne diyim Allah zihninizi açık etsin.

    • kaan yılmaz said

      Birincisi bir tarihci tanrı kelımesının, once hıc bır anlama gelmedıgını, kuran ı kerımdede tanrı kelımesın gecmedıgını bılmesı gerek aslında aynı varlıktan mı bahsedıyoruz, bu bıle karısık.
      Neyse ıkıncısı ezanın ne zaman turkceye cevırdıgınızı bılmenız gerek 1932-1950 arası .

      Ezan Atatürk´ün ölümüne 6 yıl kala 1932 tarihinde Ezan Türkçe okundu,1950 Tarihinde tekrar Arapçaya dönüştürüldü.
      Ezan ile ilgili Kuran-ı Kerim’in Maide ve Cuma surelerinde çeşitli ayetler mevcuttur. CHP`nin tek parti baskısının eseri olarak tarihe geçen Türkçe Ezan faciası, bundan 77 yıl önce bugün resmi olarak ilan edilmişti.

      1950 seçimlerinde Demokrat Parti`nin iktidara gelmesinin hemen ardından ilk gündem maddesini Arapça ezan okuma yasağının kaldırıl­ması oluşturdu. 31 Mayıs 1950`de Tokat Millet­vekili Ahmet Gürkan, 2 Haziran 1950`de Kayseri Milletvekili İsmail Berkok ve 13 arkadaşı, 14 Haziran 1950`de Başbakan Adnan Menderes hükü­metince TBMM`ye bu konuda çeşitli kanun teklifleri sunuldu. Meclis`e sunulan tekliflerin gerekçesinde, ceza kanununa hüküm konulmasının din ve vicdan hürriyetine baskı sayıldığı belirtilmişti.

      Ey Türk oğ­lu işte senin orasıdır vatanın` diyerek ezanın ve Kur`an`ın Türkçe okunmasını gündeme taşımıştı.
      yeterlımı tarıhcı lawrens ı emırı ve ogullarınıda anlatıyımmı turk subayların medıneyı mudafa eden fahrettın pasayı kendı ellerı ıle lawrens ve emıre teslım ettıklerını her tarıhcıyım dıyen tarıhcı olsaydı su anda bu yazılarıda yazmama gerek kalmazdı ha arada 77 yıl dıyo onun hesabınıda yaparsın belkı senın bransın matematıktır sen yanlıs yerden baslamıs olabılırsın ıstersen tarıhı bırak matematıge el at guzel kardesım :)saygılarımla

  26. TANER CALISKAN said

    tarihciye katiliyorum,eline saglik cok guzel yazmissin..

  27. ÜNAL ÖZER said

    Tarihçi rumuzlu arkadaş,sevr halkoyuna mı sunuldu da referandumla ilişkilendiriyorsun. ŞU EZANLAR Kİ ŞEHADETİ DİNİN TEMELİ,EBEDİ YURDUMUN ÜSTÜNDE BENİM İNLEMELİ.

  28. SAVAŞ YAĞCI said

    Anayasa değişiklikleri tamamen incelediğinde şu açıkça görülüyor: AKP kendi önünde engel olarak gördüğü yargı kurumlarını terbiye etme çabası içindedir. Gerek HSYK nın üye seçiminde öngörülen değişiklikler, gerek anayasa mahkemesinin parti kapatmalardaki rolünün meclise devredilmesiyle ilgili madde, gerekse anayasa mahkemesi üyelerinin seçiminde cumhurbaşkanının 3 üye seçme hakkının yanında meclisin de 3 üye seçme hakkı elde etmesi, sonuçta anayasa mahkemesi 11 asıl ve 4 yedek üyeden oluşuyorken yeni anayasada 19 üyeye çıkarılması yürütmenin yani AKP nin yargıyı elegeçirme çabası olarak yorumlanmalıdır.

    PEKİ BİZ “HAYRICILAR” NEDEN KORKUYORUZ?

    HSYK ve Anayasa Mahkemesinin kimyasının değiştirilmesi bir yanıyla mazur görülebilir. Çünkü Erdoğan’ın da dile getirmekte belki de haklı olduğu bir durum var: En basitinde AKP nin devlet içinde kadrolaşma çabaları yargı yoluyla engellenmiştir. Gerek vali, atamaları gerekse okul müdürlerinin yerdeğiştirlmesi çabaları hep yargı engeline takılmıştır. Hatta iktidar Kürt açılımına soyunmuşken DTP’nin Anayasa Mah. tarafından birden kapatılıvermesi iktidarı şaşırtmış açılım sekteye uğramıştır. Dolayısı ile AKP nin engel olarak gördüğü yargıyı anayasa değişikliği yoluyla terbiye etmeye çalışması mazur görülebilir. Çünkü en sağından en soluna kadar bütün iktidar partileri partizanlık yaparak devlet içinde kadrolaşmak ister.

    Evet buraya kadar herşey normal ise biz hayırcılar neden korktuk da 10 yıllarca bütün solcuların boynunda deoklesin kılıcı gibi inip kalkan 12 eylül anayasasının değiştiriliyor olmasına neden destek vermedik?

    ÇÜNKÜ 28 Şubatta Erbakan hükümeti düşürülmeden önce bile kimse ufukta bir İslam Devleti heyulası görmüyordu. Ama şimdi işler değişti. Artık TSK gerici girişimlere karşı bir dayanak olmaktan çıktı. Büyükanıt Paşanın Dolmabahçe görüşmesinden sonra tepkiselliğini kaybetmesi… ardından Ergenekon diye bilinçlerimize kazınan JİTEM kaynaklı ve TÜSİYAT destekli hakim oluşumun dağıtılmasıyla herşey öylesine değişti ki…

    Artık Cuma namazı vakitlerinde büyük marketler kapılarına kilit vurmaya başladı. Yaşamımız artık İslam yaşayışına göre şekillenmeye başladı. Milli eğitimde Atatürkçülük konuları gündem maddelerindeki yerini kaybetti. (Hoş bu tabulaştırma siyasetinden bizler de nefret ederdik ama bu tabu zihniyetinden daha sınıfsal bir bakış açısıyla kurtulmuş olsaydık; sermaye sınıfının ideolojik baskı aracının Kemalizmle kamufule edilmiş şekli olmaktan çıksaydı daha mutlu olurduk) Cemaat devletine doğru pupayelken yol alıyoruz. Pensilvanya’dan dönüşüne gün saydığımız zat’ın ülkeye neler getireceğinden çekiniyoruz.

    KISACASI BİZ BU GİDİŞİ PEK HAYRA ALAMET GÖRMEDİĞİMİZ İÇİN “HAYIR” DİYORUZ.

    • Şule Gürel Sağcan said

      Bu kadar çok korkuyla yaşamak oldukça zor olmalı. Şu verdiğiniz hayırı taa nerelere dayandırmışsınız pes doğrusu.Ayrıca Atatürkçülük konuları harfiyen işleniyor okullarda,merak etmeyin .Demek sizde Pensilvanya’ dan dönüşe gün sayıyorsunuz.Çok sevindim:)

      • h.uluk said

        yanılıyorsunuz şule hnm müfredattan Atatürkçülük konuları kademeli olarak ve sessizce çıkartılıyor.hatta okullarda bulunması zorunlu olan Atatürk köşeleri zorunluluk olmaktan çıkartıldı çok değil yakın bir tarihte çocuklarımız sınıflarındaki Atatürk resimlerinin yerinde hocanın! resmini görecekler ozaman çocuklarınıza nasıl açıklayacaksınız bu zat kimdir ülkem için ne yapmıştır!!!

      • Serkan Demirel said

        Sayın H.Uluk… Bu söylediğinizi nasıl ispat edeceksiniz bilmiyorum. Şule Hocam öğretmen, Ben de öğretmenim…. Biz yıllık planları yapıyoruz, müfredattan Atatürkçülük konularının kaldırıldığı filan yok, yerinde duruyor. Bu söylemlerle kimseyi kandıramazsınız, Atatürk köşelerinin kaldırıldığı da yanlış. Siz hangi okullarda görev yapıyorsunuz ya da hangi okulu gördünüz bilmiyorum ki… Zorunluluktan kaldırıldı diye bişey yok. Bilip bilmeden neden konuşuyoruz ki…

      • Veli YILMAZ said

        Atatürkçülük konuları kalkmadı, Atatürk resimleri her sınıfta hala duruyor ama bunlar olmasa Türkiye ne kaybedecek onu anlamadım…Böyle dayatmalar kademeli olarak değil, biran önce kaldırılmalıdır..

      • ARKIN DUZCU said

        Merhaba teyzoglu. Dostumsun, arkadasimsin, ailemin bir parcasisin. Sana kizmiyorum, kizamam da… Ama sunu unutma ki, sen bir egitimcisin. Ataturk kimdir, Turkiye icin onemi nedir, Ataturk olmasaydi ne olabilirdi… Sen bunlarin hepsinin cevabini iyi biliyorsun. Sen hala buun ‘Ben Turkum’ , ben muslumanim’ diye ozgurce dolasabiliyorsan. Butun bunlari Ataturk’e borclusun. Burada elin norveclisi, pakistanlisi ve iraklisi bana Ataturk’u ovuyor, benim Turkiye’min insani ve de bir egitimci Ataturk’un adindan bile rahatsiz oluyor. Lutfen gercekleri gor. Birinci Dunya Savasi sonunda Osmanli Devleti’nin imzaladigi Mondros Ateskes antlasmasinin maddelerini bir kez daha oku, gunumuz Turkiye’sine bak ve Ataturk olmasaydi nolurdu, tekrar dusun. Ataturk Turkiye icin onemli mi? Elestirim sertse kusura bakma, seni kirmak istemem. Selammm 🙂

    • İsmail SAĞCAN said

      OKULLARDA ATATÜRKÇÜLÜK KONULARI ESKİSİNDEN DAHA İYİ İŞLENİYOR, KİMSE MERAK ETMESİN. AYRICA ATATÜRK RESMİNİ OKULLARDAN KALDIRMAYA, HELE HELE BAŞKA BİRİNİN RESMİNİ KOYMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ. ZAMANINDA BİR CHP LİDERİNİN BUNA YELTENDİĞİNİ BİLİYORUZ. TÜRK LİRASININ ÜZERİNDEN ATATÜRK RESİMLERİNİ ÇIKARTIP KENDİ RESMİNİ BASTIRMIŞTI. PEKİ TÜRK LİRASININ ÜZERİNE TEKRAR ATATÜRK RESİMLERİNİ KİM BASTIRDI? TABİKİ RAHMETLİ ADNAN MENDERES. ŞİMDİ SORUYORUM SİZE ACABA ATATÜRK’Ü KİM KİMLERDEN KORUYOR?

  29. Serkan Demirel said

    Savaş Abi, bence yargı ile ilgili maddeleri yeniden okuyun. AK partinin siyasallaşması ya da HSYK ve Anayasa Mahkemesi üyelerini direk hükümetin seçmesi gerekirdi. Oysa gördüğünüz gibi HSYK üyelerini AK parti değil, aday olmak isteyen 1. derece mahkemelerinden-şuanda 160 küsür hakim-savcı aday oldu- Türkiye genelinde 1. derece mahkemelerinde görev yapan 10.000 oy kullanarak seçecek. Mesela adaylar arasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gülü -yargılanamaz yasasına rağmen- yargılamaya çalışan Sincan Hakimi Osman Şaşmaz, İlatişim Daire Başkanlığındaki yasal dinleme kayıtlarını birçok soruşturmanın gizliliği ilkesine rağmen gidip sadece kendi davaları ile ilgili değil hepsini inceleyen savcılar vs var. Yarsavın üyeleri filan… Tabi başka adaylar da var ve bunları yine diğer Hakimler-savcılar seçecek. Şimdi burda nasıl bir kadrolaşma var. Ben anlıyamıyorum. Eğer Eski Adalet bakanımız Sn. Moğoltay’ın dediği gibi, MHP lileri mi atayacaktım, 5000 kişi, elbette sol görüşlüleri atadım derse o zaman kadroşalmadan bahsedebiliriz. Aynı şey Anayasa mahkemesi üyeliği için de geçerli. Zaten eskiden de Cumhurbaşkanı seçiyordu. Şimdide seçecek. Sadece 3 üyeyi meclis seçecek. Meclisin seçtiği üyeye de AK parti kadrolaşması diyemeyiz. O zaman parlamenter sistemi değiştirmemiz gerekir. İlla ki seçimler olacak ve bir kısmı çoğunluk olacak. 90’lı yıllarda yaşadığımız koalisyon hükümetlerinden ülke neler çekti. Sonuçta bugün Ak parti seçer, seneye 2011 seçimlerinde parlemonto aritmetiği değişir, chp (hoş bu kafayla biraz zor ama) iktidar olur, çoğunluğu sağlar , onlar seçer. Cumhurbaşkanı 2012 de halk tarafından seçilecek, ozaman Ahmet Nejdet Sezer gibi birkişi seçilir, onun seçtiği üyeler de Anayasa Mahkemesinde görev alır. Şuan mesela bir kişi bir kere seçildiğinde kral gibi bir daha görevinden ayrılamıyordu. Ancak yaş haddi. 20 -25 yıldır görevli üyeler var. Yeni düzenlemeyle en fazla 12 yıllığına seçiliyor. Bunlar neden kötü…

    Benim bildiğim askerin siyasete karışmamasını Sol-Sosyalist kesim isterdi. Şimdi Onlara en çok sahip çıkan kesim bu kesim, çok ilginç. Kenan Evren yargılanamayacak diye ortalıkta dolaşıp duruyorlardı, sanki yargılanmasını istemiyorlar gibi bi izlenim. Bir kere 30 yıllık süre nasıl doluyor. Darbe br günde olup bitmiş bir iş değil ki. Anayasa 82 de kabul edilmiş. Adamlar 2 yıl boyunca ülkeyi yönetmiş, işkencelerine devam etmişler. Suç sürmüş. Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının katillerine bu kadar sevgi beslemek neden! Birçok büyüğümüzün yurt dışında ölmesine neden olan zihniyeti nedne savunuyoruz! Ülkücüler, hala içeride yatan 80den beri 30 yıldır cezaevinde olan insanlar var… Bir sağdan bir soldan adalet olsun diye astık diyen zihniyet… Bunları yönetimden uzaklaştırmak, vesayetlerine son vermek kötü bişey mi? Yerine getirilen şeye karşıysanız, 82 anayasına dokundurtmam yerine oturup beraber müzakere ederek hazırlanması sağlanabilirdi. Şimdi ne oldu… 1 ay önce 82 Anayasasının savunuculuğunu yapıyordular, şimdi değiştirelim hemen hemen diyorlar. O zaman bu meclis Anayasa yapamaz diyorlardı, şimdi hemen yapalım, seçim sonuna bırakmayalım diyorlar… Acaba AK partinin daha fazla oy alacağından mı korkuyorlar ne !!

    Türkiye bir islam cumhuriyetine değil, vesayetten tam demokrasiye geçiyor. Bunca yıldır darbecilerin yönettiği ülkeyi halk yönetiyor. Bazı Beyaz Türklerin elinden imtiyazları alınıyor diye -örnek HSYK- ortalığı yıkıyorlar. Danıştay üyelerini HSYK, HSYK üyelerini Danıştay seçiyor, hiç kimseyi içlerine almıyorlardı. Plajlara halk akın etti, vatandaşlar denize giremiyor hesabı. Artık Karabudunun da söz hakkı var. Söz Milletin. Bundan bu kadar gocunmak neden!!!

    • h.uluk said

      biliyorumda söyledim hocam bende öğretmenim ankarada durum böyle sizin oralarda da yakındır!

    • Savaş YAĞCI said

      Serkan Demirel’e açık mektup 🙂 Bu yazıyı 05 Ekim 2010 10:02 tarihinde yani 5 sene önce yazmışsın. Şimdi nereden dönüp dolaşıp geldiysem yazını bi daha okudum. Şİmdi bilincimiz daha açık değil mi. HSYK seçimlerinde ne yapılmak istendiğini şimdi daha iyi anlıyoruz değil mi? Cemaatin yargıyı tamamen ele geçirme çabasıymış demek ki her şey. AKP de “tehlikenin” farkında olmadan buna çanak tutmuş.O zaman şiarınız neydi? hangi kılıfla sunulmuştu bu anayasa değişikliği? Tabi ki daha çok demokrasi…. Vesayet rejiminin yıkılması… Çobanaldatan kuşu misali “demokrasi” hedefi bir yana… Diğer hedef tamamen gerçekleşti. Yani vesayet rejimi yıkıldı. İyi de oldu 🙂 Cemaat devletin can damarına girdi ve cuntayı devirdi.. Yıllarca az çekmemişti değil mi bu beladan? Başörtüsü yasaklamaları, askeriye içine cemaatçisin diye alınmamalar… Sincan’a tank çıkarması vs vs…

      Eeeee şimdi Anayasa değişikliğinin gerçek sebebini gördük heralde değil mi? Cemaatin ülkeye el koyma PROVASI… Yani en başta yazdığımız korkularda biraz haklılık payımız varmış. “Şeriat geliyor” korkusu biraz niyeti aşmış ama Cemaatin kendi vesayetini kurma çabası ve bunun sonucunda da bizim yaşamımıza dahi etki edebilecek sosyal yaşam düzenlemeleri bizleri korkutan önemli faktörlerdi…

  30. Sule Gürel Sağcan said

    Serkan öğretmenim olayı çok güzel açıklamışsın,eline sağlık.Söylenecek çok şey var ama yazıp yazıp siliyorum.Ben senin kadar sakin olamıyorum böyle asılsız iddalar karşısında.İyisimi hiç konuşmıyım

  31. Serkan Demirel said

    Gerçi konumuzun-Referandum- ezanla bi ilgisi yok ama nedense birileri ezanın aslı ile okunmasından rahatsız olmuşlar.Öncelikle şunu merak ediyorum, TARİHÇİ kardeşim, siz acaba camiye gidiyor, 5 vakit namaz kılıyor musunuz? yargılamak için sormuyorum bunu. Ama şu konuya bir açıklama getirmek lazım. Genelde Türkçe Ezanı hayatında caminin yolunu bilmeyen kişiler savunuyor. Veya şöyle soralım, Ezan Türkçe okunsa, bu ezan Türkçe okunsun diye ortada dolaşan kişiler 5 vakit camiye gelip ibadet edecek mi? Bu çok komik bir şey! Nasıl bir hristiyanın ne türden ibadet edeceğine veya ibadet için nasıl bir çağrı kullanacağına bir müslüman olarak ben karışamazsam, bir ateistin de benim ibadet çağrımın nasıl olacağı ile ilgili söz söyleme hakkı yoktur. Ezanın anlamını bilmiyorlar diyor Tarihçi Kardeş. Ezanın anlamı ibadete davettir. Ezanın amacı, müslümanları camiye namaz kılmak için çağırmaktı. Bazı teklifler içerisinden (boru çalmak, çan çalmak vb) Peygamber Efendimiz ezanı beğendi ve onun sünneti olarak 1400 yıldır okunuyor. Anadoludaki en cahil okuma yazma bilmeyen birisine bu ezan neden okunuyor, ne diyor diye sorsanız, mesela-öğle namazının vaktinin girdiğini haber veriyor, namaz kılmaya çağırıyor der. Böylece ezanın okunuş amacı gerçekleşmiş olur. Bir dinin mezhebin nasıl ibadet edeceğine onun mensupları karar verirler. Camide namaz kılan kime sorarsanız sorun, Ezanın Arapça okunmasını isteyecektir. Ben bu oranın % 99.99 çıkacağına eminim.

    O zaman, TARİHÇİ kardeşim diyebilir ki, ben Türkçe ibadet etmek istiyorum, Ezanın Türkçe okunmasını istiyorum. Engelleyen yok ki. Zaten Mezhepler de öyle doğuyor. Mesela Aleviler ibadet için hiç Ezan okumuyor, haftada bir perşembe akşamları ibadet ediyorlar (Cem Ayini). Sen de kurarsın bir Tarihçi mezhebi, bir de “Çağırıcı” bulursun, bağırırsın Téapınağının” damından Tanrı uludur, Tanrı Uludur, Yoktur başka tapacak, Muhammed Onun yalavacıdır, Haydin tapınmaya, Haydin Kurtuluşa, Tanrı uludur Tanrı uludur, Yoktur başka tapacak!” Biz de “Tanrı kutlu etsin tapınmanı” (Allah Kabul etsin) deriz. Ama bırakın da biz de nasıl ibadet edeceğimize, Ezanı hangi dilde okuyacağımıza kendimiz karar verebilelim… Demokrasi dedikleri şey böle bişey…

    LEKÜM DİNÜKÜM VELİYEDİN-SİZİN DİNİNİZ SİZE, BİZİM DİNİZİM BİZE (KAFİRUN (KAFİRLER) SURESİ

  32. Burcu Balcı Erdoğan said

    Bende birkaç gündür yazılanları takip ediyorum.Ben bir eğitimci değilim okuldaki durumları sizin kadar yakından takip edemem bu yazacaklarım da kimseye cevap niteliğinde değildir..Ama ben ATA mızı seven sayan bir vatandaş olarak söylüyorum,gerçek olan toplum içinde,yapılan filmlerde de görülen ATA’mızın bazı olumsuz özelliklerinin ön plana çıkartılmak istenmesi bunu da sinsice yapanlar var.Bu toplumda Atatürk ü sevmeyen bir kesim var bu bir gerçek bunu da eskisi gibi saklamıyorlar zaten söylüyorlar ben bir kaçına şahit oldum.Bunun ilerlemesinden bende korkarım.Bir ülkenin önderini sevmesi sayması o ülkeye birlik beraberlik ve güç verir ancak bundan fayda gelir zarar gelmez.
    Benim gözümde babasını bir kaç olumsuz özelliği var diye sevmeyen saymayan onun diğer tüm fedakarlıklarını göz ardı eden evlat kötü ise ATA sını sevmeyende aynı değerdedir.
    Ama herkes Atatürk!ü sevsin diye de sürekli okullarda köşeler hazırlansın,her yere resmi asılsın diye şart koşmak bence yanlış bunlar Atatürk düşmanlarını kışkırtır ve ters tepki yapmaya neden olur gibi geliyor.Nasıl ki olumsuz özelliklerini diğer tüm üstün özelliklerinin önüne çıkarmak yanlış ise,Atatürk sevilsin sayılsın diye de her yerde onu hatırlatmak ta bana yanlış geliyor,tabi bu herkese göre değişe bilir yorum sizin.

  33. kaan yılmaz said

    osman kardesım evet yorumumuz cok ama soylenen her sozede bır cevabımız muhakkak var yoksa derdımkı sana bırde makarna makarna dıye tutturanları say cunku soyleye bılıcek baska sozlerı yok neyse bu konu bole bos bos once hz. nuh’ oradanda hz. adem’le hz. havva’ya kadar uzar gıder herkez bıldıgını okumaya devam eder bır ınsan 7 sınde neyse 77 sındede odur o yuzden o bu su kım ne solemısse onun ıcın fayda yoktur bır gercek varsa referandum 12 eyluldeydı oldu bıttı olacakla olecege care yoktur bız onumuze bakalım herkezın yazısına verıcek cevabım var ama bunun ıcın benım vaktım kıymetlıdır sızlere hayırlı yorumlar dılıyorum abılerımızın veya kardeslerımızın kalbını kırdıysak bu yuzdende affola hadı kalın saglıcakla allah’a emanetsınız

  34. SAVAŞ YAĞCI said

    Serkan öğretmenim:

    Erdoğanın kendi ağzıyla söylediği sözü neden yalanlamaya çalışıyoruz. Adam kendisi demedi mi ” YARGI” CHP nin arka bahçesi diye… Yine kendisi demedi mi “ben vali atıyorum, anayasa mahkemesinden geri dönüyor atama. Ben iktidar partisi olarak yapacaklarıma YARGI hep engel olacaksa nasıl yöneteceğim bu ülkeyi” diye… Zaman oldu AKP ye bile kapatma davası açılmadı mı anaysa mahkemesinde.

    Şimdi size bir soru : “HSYK ve anayasa mahkemesi ile ilgili olan değişikliklerin asla bunlarla ilgisi yok, AKP nin önündeki yargı engelini kırmaya yöndelik değildir” diyebilir misiniz?

    Atatürkçülük konusunda da ısrarlıyım. öğretmenliğe AKP iktidarından önce başlamış olanlar bilir ki: müfettişlerin herzaman asıl denetledikleri ve dikte ettikleri şey, daima atatürkçülük konuların hakkıyla işlenip işlenmediği olurdu. Hatta okullardaki senebaşı toplantılarında okul müdürlerine de bu konuda baskı yapılır gündem maddelerinin en başında yeralırdı. Ben son yıllarda müfettişlerin ağzından Atatürkçülük konularının işlenişi üzeine harhangi bir söz duymadım. Evet yıllık planlarda yer alıyor haklısınız ama , daha önceki yıllarda bu konudaki baskıyı bilmediğiniz için hissedemiyor olabilirsiniz… saygılar

  35. Serkan Demirel said

    Evet, Savaş Abi, Anayasa Mahkemesi ile CHP eş değer olmuştu, sanki Anayasa Mahkemesi CHPnin istediği kanunları çıkaran, diğerlerini reddeden, ideolojik bir yapıya bürünmüş, CHP nin bir parti organına dönüşmüştü. Bunun sebebi de 82 darbesini yapan zihniyetin bu kurumu bu şekilde şekillendirmesi idi. Sayın A. Necdet Sezer ve (Gizli CHP’li) Süleyman Demirelin atadığı üyeler 65 yaşına kadar krallıklarını devam ettireceklerdi, ve adeta M.Moğoltayın zamanında yargıya yerleştirdiği Hakim Savcılardan yapılan bu seçimler sayesinde, Anayasa MAhkemesi siyasi bir merciye dönüştü. Anayasa’da esas denetlemesi açıkça belirtilmesine rağmen, mahkeme kendisini meclisten üstün görerek (Egemenlik Kayıtsız şartsız (bila kayd ü şart) milletindir. M.Kemal Atatürk) yürütmeyi iş yapamaz hale getirmişti. Hatta %47 oy alan bir partiye kapatma davası açmıştı ama bunları yaparken biliyoruz ki yasalara göre değil siyasete göre davrandı. Üstelik CHP üyeleri ile konuşmaları ortalığa saçıldı. Şimdi Anayasa Mahkemesinin böyle yozlaşmasını doğru buluyor muyuz? Bir siyasi partinin onay mercii olması… HSYK için de aynı şekilde, kontragerilla yapılanmalarını çözen savcılara yapılan operasyonlar, Öcalandan faylanalaım diyecek kadar kendini kaybetmiş, danıştay üyeleri… Bunlar doğru şeyler miydi? Üstelik bu değişiklikleri Halk yaptı. A ya da B partisi önemli değil benim için, yaptıkları icraatlar, işler önemli. Eğer aynı demokratik adımları başka bir parti atarsa onu da desteklerim. Sorun demokrasinin yerleşmesi, Halk iradesinin önünü kesmeye çalışan kim olursa olsun karşıyım…

    • Serkan Demirel said

      “TBMM Genel Kurulunda, baro başkanlarının avukatlar arasından gösterdiği adaylardan Celal Mümtaz AkıncıAnayasa MahkemesiÜyeliğine seçildi. Genel Kurulda yapılan ikinci tur oylamada, kullanılan 385 oyun 290’ını alan Afyonkarahisar Barosu Başkanı Akıncı, gazetecilere açıklamalarda bulundu. Celal Mümtaz Akıncı, Anayasa Mahkemesi Üyeliğinin gerçekten çok yüce bir görev olduğunu dile getirdi. Akıncı, bu noktaya gelişinde katkısı olan meslektaşlarına, avukat arkadaşlarına ve Afyonkarahisarlı hemşehrilerine teşekkür etti. Akıncı, “9 yıllık baro başkanlığı görevinden sonra, anayasamızın değişmesinden sonra yapılan referandumla yapılan oylama sonucunda malumunuz 75 baro başkanımız oy kullandı. 41 baro başkanımız bize teveccüh gösterdi. Bugün de TBMM’de ikinci turda, hamdolsun Anayasa Mahkemesi Üyeliğine layık görüldük. İnşallah bu görevi layıkıyla yapmaya çalışacağım. Sorumluluğumuz çok büyük. Ama ifade ettiğim gibi Anayasa Mahkemesi gibi yüce bir mahkemede görev yapmak, elbette bir Afyonkarahisar’lı olarak
      beni de mutlu etti. Allah mahcup etmesin” dedi.”

      Demekki neymiş, Ak parti, istediği kişiyi seçmiyormuş. Türkiye genelinde 71 barobaşkanından 41’inin oyu ile seçilmiş, aday gösterilmiş. Sonra meclis onu seçmiş. Ve bir hemşehrimiz (afyonlu) anayasa mahkemesi üyesi oldu!!! Halktan bir insan… Çok şükür, işte biz buna EVET dedik…

      • Şerafettin Polat said

        Serkan, şuna şaşırdım; böylesine siyaset kokan bir konuda, yorum yapmak ve bu yorumu tek taraflı bilgileri ortaya koyarak böyle bir sayfada yayınlamak, sitenin güvenirliğini zedeler. Fikirerine katılmadığımı üzülerek belirteyim.

      • Serkan Demirel said

        Şerafettin Abi, anlayamadığım bikaç nokta var… Burda böylesine siyaset kokan biir yorumu sadece ben mi yapmışım, gördüğünüz gibi herkes kendi görüşüne göre haberle ilgili düşüncelerini ifade ediyor. Ben de kendime göre doğru bildiklerimi, hiç kimseyi rahatsız etmiycek şekilde, kimseye küfür hakaret içermeden anlatıyorum. Sitemizin farklı düşünceleri yayınlaması (hakaret içermemesi kaydıyla) bence gayet güzel bişey. Neden güvanilirliğini yitirsin ki! Battal Abi,o konuda çok hassas. Eğer karşı çıktığın, benim fikirlerimse, yani sende “Demirciler sülalesinden nasıl sağcı çıkar, senin CHP’li olman gerekir” diye düşünüp fikirlerime katılmadığını belirtti isen bu çok doğal. Demek ki ben De Arapoğlu dedemgile, dayılarıma çekmişim. Gökten zembille inmedim yani. Ama şunu ifade edeyim, ben mesela Kemal dedemgilin yaptığı ölürüm de başka partiye oy vermem mantığında bir insan değilim. Kendi muhakeme gücüme güveniyorum. Kimin Türkiye için daha doğru olacağını düşünüyor, ona göre kararımı veriyorum. Bana şuan Türkiye, eski koalisyon dönemlerindeki yıllara göre daha güzel idare ediliyor gibi geliyor. CHP liderlerinin açıklamalarından, parti içinde en ufak demokrasiye tahammülleri olmamasından (ÖNDER SAV DİKTASI), milli-manevi duygularımıza uzak durmalarından kaynaklanan bir soğukluğum var. AK parti, mevcut siyasi yapıda bana iyi işler yapıyor gibi geliyor… Yaptıkları yanlışları da çekinmeden eleştirebilirim. Onlardan daha iyi bir siyaset yapacak parti ortaya çıkarsa onları desteklerim…

        Burda bu kadar insan siyasi düşüncesini açıklamış, bazen birbirini rencide edecek şeyler yazmışken sadece beni eleştirmenize asıl ben şaşırdım.

  36. Tarihçi said

    kaan arkadaş bugün gazetesinden kopyalayıp yapıştırmışsın malum gazetelerden birisi..Fahrettin Paşa da subaydı mondrosla beraber teslim ol emri verilmiş işbirlikçi hükümet tarafından.Kabul etmeyip 72 gün savunmuş cephane ve yiyecek bitince teslim olmuşlar kendisi de zaten daha sonra milli mücadeleye katılıyor.Serkan bey ezanın namaza çağrı olduğunu anlayabiliyoruz tabiki ama beş vakit camiye gidenlerin yüzde 99u eminim türkçe ne anlama geldiğini bilmiyordur,arapça bir yazı bulsak öper duvarın üzerine koyarız dua diye.Benim camiye gidip gitmediğimi sormuşsunuz o tanrıyla benim aramda yani özel bir konu reklam yapmaya gerek yok!ateistin benim ezanıma karışma hakkı yok demişsiniz sizden farklı düşündüğüm için beni dindenmi çıkardınız ezan sadece sizin tekelinizdemi Tanrı katında mevkiniz nedir neden önyargılı davrandınız? kaan arkadaş Tanrı Allah’ın Türkçesidir o yüzden Kuranda geçmez,diğer tek tanrılı dinlerde kelime farklıdır ama aynı anlama gelir.

  37. Serkan Demirel said

    Tarihçi kardeşim uzatmayalım idterse. Ama ezanın kelime kelime anlamını bilmek gerekmez, ezanın manasını bilmek yeterlidir, o da ibadete davettir. Sizin camiye gidip gitmemeniz beni elbette ilgilendirmez. Burda maksat hariçten gazel okumamakla ilgili. Ayrıca ben size ateistsiniz demedim. Dikkat ederseniz, orada araya başka cümleler de girdi. Kendi üstünüze alınmayın. Zira hiç kimsenin imanını yargılamak haddime değil. O laf genele idi. Üstünüze alındı iseniz ya da öle bi mana çıktı ise özür dilerim. Çünkü bir mümine ateist demek, diyen insanın imanını giderir. Ben dini konularda çok rahat tartışabileceğiniz, karşısındakini küfürle yaftalamıyacak biriyim. Ezan benim tekelimde değil elbet. Ama ezan şeair-i İslamiyedir. İslam işaretidir. Şeair ise sünnet olmakla beraber kişisel farzlardan daha kıymetlidir. Şeair, İslamın işareti demek. Umumun hakkı vardır. O yüzden siz Ezan Türkçe olmalı derken bütün bir islam ümmetinin hakkına giriyorsunuz. Ezan aslı nasıl ise öyle okunur. Ama tekrar diyorum, Kars-Artvin civarında farklı ezan okunduğunu duymuştum. Caferiler mesela ezana “Ali Allahın en büyük velisidir” gibi bir söz katıyorlar. Aleviler ise ezan okumuyor. Ama Ehl-i Sünnet cizgisi bellidir. Ezan Türkçe okunacak diye 30lu yıllardaki gibi cami kapılarına jandarma dikmek zihniyeti artık geride kalmıştır. Bir Başbakanın hayatına mal oldu gerçi, Allah mekanını cennet etsin.
    Tanrı kelimesi Türkçedir ama Allah adının yerini tutmaz. Tanrı Arapçadaki İlah kelimesinin yerini tutar. İlah kendisine ibadet edilen demektir. Oysa birçok insan topluluğu farklı nesnelere, doğa olaylarına ibadet etmişler, onları ilah kabul etmişlerdir. Süleyman Çelebi bunu çok güzel ifade ediyor:
    Birdir Allah Ondan artık (başka) tanrı yokturur
    Gerçi yanlış söyleyenler çokturur. …. Mevlidden…
    Tanrının İlah kelimesi yerine kullanıldığı, Allah kelimesinin yerini tutmadığı açıkça görülüyor.

  38. TANER CALISKAN said

    VELICIGIM NE O ATATURKUN RESIMLERI KALKSA NE KAYBEDECEK TURKIYE DEMISSIN, ZATEN BIR IKI SENE SONRA FETTULLAH GULEN´in RESIMLERINI ASARLAR MERAK ETME..

    • Battal Yılmaz said

      Düzeltme Sebebi:
      Paşalar Köyü Web Sayfası: Fikirlere ve Kişilere saygı gösterilmeyen bir web sayfası değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır. Sitemize yorum yapan herkes yorumlarını; sevgi, saygı ve anlayış içersinde yapmalıdır.

      Kimse kimseyi sevmek zorunda değildir veya kimse kimsenin fikirlerine katılmak zorunda da değildir, fakat herkes yorum yaparken, kişilere veya fikirlere saygısızlık yapma hakkı yoktur.

      Aksi davranan kişilerin yorumları en kısa süre içersinde silinecektir…

      • TANER CALISKAN said

        senin demokrasi anlayisin bu isine gelmeyeni sil isine geleni silme,birak bu isleri battal taraf olma…

      • Serkan Demirel said

        Taner Abi, insanlara hakaret etmek demokrasi değildir. Demokrasi insanın alabildiğine özgürleşmesi, herşeyi yapma serbestisi ankamına gelmez. Özgürlükler, başkalarının özgürlükleri ile sınırlıdır. Nasılki gece 3’te demokrasi var, son ses müzik dinleyeceğim diyerek müziğin sesini açamassın, senin müzik dinleme özgürlüğün kadar benim de uyuma özgürlüğüm var çünkü. Herşeyden önce demokrasi saygı rejimidir. Sonuçta ne olursa olsun, insanların sevdiği saydığı bir kişiye çok incitici bir isim takmak hem o kişiye, hem onu sevenlere saygısızlıktır. Fethullah Gülen Hocaefendiyi sevmiyor olabilirsin, eleştirebilirsin yaptıklarını… Hoş Türkiyenin dünyada yeniden Osmanlı zamanında olduğu gibi sözü geçen bir devlet olması için çalışmakta başka hiç bişey yapmamıştır o ve sevenleri ama diyelim ki sana göre bunlar yanlış yada yaptıkları sana öyle gelmiyor, bunları eleştir,sözüm yok ama bir hayvana ya da şöyle böyle insanlara takılan bu “…oş” kelimesi de ne oluyor. Çok büyük bir saygısızlık. Peygamber Efendimiz, müminlere Putlara küfretmeyi-hakaret etmeyi bile yasaklamıştı, Siz onların putlarına hakaret ederseniz onlar da Allaha hakaret ederler diye… Annenize küfretmeyin diye uyarmış, Sahabe efendilerimiz Ya Resulullah insan annesine küfreder mi diye sorunca, siz bir adamın annesine küfredersiniz, o da döner sizin annenize küfreder, kendi annenize küfretmiş olursunuz, buyurmuş. Yani her insanın bir saygı duyduğu, değer verdiği nesne, şey vardır. Hepimiz birbirimize hakaret edersek nasıl konuşacağız. Ne olur, en azami saygı kriterlerini aşmasak. Toplumsal barışımız için…

  39. Murat Yağcı said

    Norveç dilinde bile ATATÜRK gibi olmak diye bi deyim var ama bizim Türkler hala kabul edemiyor birde eğitimci olacaklar yazıklar olsun diyorum..

  40. Nadide said

    Bazıları da Atatürk ü kullanıp,onun laiklik anlayışını dinsizlik sanıyor. Bu ülke ne kendi bankasını soyup kendi askerine ateş sıkan Deniz Gezmiş`cilere, ne de amerika ile işbirliği içinde ve dinimizi yozlaştırmaya çalışan Fethullah Gülen´in abi ablalarına kalır. Tek çözüm içi alev alev müslüman, dışı pırıl pırıl türk. içi dışına hakim, dışı içine köle olan bireyler olmakta.

  41. hasan Ali Yilmaz said

    Atatürkü sevmeyen yoktur, O´na minnet borçluyuz. Sadece Atatürk´ü putlaştıranları sevmiyoruz, anıtkabire gidip bir fatiha okutmayanları, günümüz putlarına tapanları sevmiyoruz

    Atatürk´ü herkez sever ama kimse Atatürk´e, silah arkadaşlarına, şehitlerin ruhaniyetlerine bir fatiha dahi okumazlar.

    • Burcu Balcı Erdoğan said

      HASAN BEY SİZ KİMSİNİZ? ÜLKE Yİ SİZLİ BİZLİ YAPTINIZ.
      10 KASIMLARDA ATATÜRK E YASİN OKUYANLARI BEN GÖRÜYORUM TV DE.BENDE ELİMDEN GELDİĞİNCE MÜBAREK GECELERDE 10 KASIMLARDA DUAMI DA YAPIYORUM ŞEHİTLERİMİZ VE ATAMIZ İÇİN..KAMERAMI ÇAĞIRALIM.BUNLARI BURDA YAZMAK ZORUNDA KALMAK BİLE CANIMI SIKTI.YAPMAYIN LÜTFEN.
      İNSANLARIN YAPACAKLARI YADA YAPMAYACAKLARI DUA VE İBADETLERİ İLE UĞRAŞMAKTAN VAZGEÇİN.HANİ MAĞDURU OYNUYORDUNUZ NE OLDU?
      BENCE KİMSE ATATÜRK Ü Bİ İLAH GİBİ DE SEVMİYOR,TAPMIYOR.BU ATATÜRK SEVGİSİNİ KISKANANLARIN YİNE HER ZAMAN Kİ GİBİ DİNİ KULLANARAK ATATÜRK TEN SOĞUTMAYA ÇALIŞMAKTAN BAŞKA BİRŞEY DEĞİLDİR.KUL SEVGİSİ İLE ALLAH SEVGİSİNİ KİMSE KARIŞTIRMIYOR BUNU SİZDE BİLİYORSUNUZ.
      O ZAMAN SİZİN SÖZÜNÜZE GÖRE SİZDEN OLANLARDA TA OKYANUS ÖTESİNDE BULUNAN KULA MI TAPIYOR.ODA SEVİLİYOR ONDAN DA SÜREKLİ ÖVGÜ İLE SÖZ EDİLİYOR.

      • hasan Ali Yilmaz said

        burcu hanım siz kimsiniz.ipler bizim elimizde dedigimi gayet iyi anlayan arkadaşlar var.bu ülkeyi sizli bizli yapanlar kendilerini iyi biliyor . ben okyanus ötesini tanımam bunuda bilesiniz.

  42. Tarihçi said

    Ne ararsin TANRI ile aramda!…
    Sen kimsin ki orucumu sorarsin?
    Hakikaten gözün yoksa haramda
    Basi açiga niye türban sorarsin?
    Raki, sarap içiyorsam sana ne.
    Yoksa sana bir zararim, içerim.
    Ikimiz de gelsek kildan köprüye,
    Ben dürüstsem sarhosken de geçerim

  43. nadide said

    asıl biz kimsenin içkisine, orucuna karışmazken, bizim namazımıza, baş örtümüze karışıyorlar.bu sözleri o an köprüden geçerken de korkudan söyleyebilecek misin çok merak ediyorum doğrusu :)ne diyelim ALLAH akıl sağlığı vesin.

  44. TANER CALISKAN said

    serkan bir site yönetimi taraflik yapiyorsa ben ona isyan ederim yapim geregi..pasalar köyü sitesi bence artik bir görüsü savunan siyasi bir site olmustur,bu benim düsüncem..Bu sitede ATATÜRKÜNDE resimleri kalksin diye yorumlar yapiliyorsa ve biz kemalistleri puta tapmakla sucluyorsa ve de bunlar silinmeyip benim yazdiklarim siliniyorsa siz ne derseniz deyin bu site maksatini asmis bir siyasi site olmustur..sunuda unutmayin ATATÜRK olmasaydi siz ne yapiyor olacakdiniz,özgürce rahat yasiyabilecekmiydiniz.Benim gözümde ATATURKU sevmeyen türk degildir, ve bu türk olmayanlar benim köyümden son zamanlarda cok türedi..

    • Battal Yılmaz said

      H.Ali Yilmaz; “Atatürkü sevmeyen yoktur ona minnet borçluyuz.sadece atatükü putlaştıranları sevmiyoruz anıtkabire gidip bir fatiha okutmayanları,günümüz putlarına tapanları sevmiyoruz”.

      Taner Caliskan; “Benim gözümde ATATURKU sevmeyen türk degildir, ve bu türk olmayanlar benim köyümden son zamanlarda cok türedi..”.

      Burada iki kişide, demokratik olarak fikrini belirtmiştir. Bu fikirleri; doğru bulan da vardır, yanlış bulan da vardır. Fikirlerin gerçek olacak diye bir kaidesi yoktur, Fikirler kimin kaleminden yazıldıysa, o kişinin konu hakkındaki düşüncesini gösterir, isteyen inanır, destekler, istemeyen inanmaz ve isterse yanlış bir fikir olduğunu adabınca karşılık yorum yazarak, cevap verir.
      Site Yönetimi olarak; kurumlara, kişilere, inançlarına, fikirlerine, saygısızca karşılık verenlerin, yorumlarını direk siliyoruz.. Taner Çalışkan´ın yorumunun neden silindiğini, Serkan Demirel gayet güzel bir şekilde belirtmiştir. Teşekkür ederim, Serkan …

      Sitemizin huzurunu ve adalet terazisini bozmaya çalışan Taner Çalışkan´ı, şiddetle kınıyorum ! Yorumlarında hep ard niyet taşıyan bu kişi, Karahallı ve çevresindeki en güncel web sayfası olan ” Paşalar Köyü Web Sayfası ” nı lekelemek istemektedir, ama ben site yöneticisi olarak böyle kişilere asla taviz vermeden, doğru bildiğim yoldan sapmadan ve bütün Paşalarlı hemşerilerimi bu birlik noktasında buluşturmaya devam edeceğim…

      Herşey Güzel Paşalar Köyü ve Duyarlı Sakinleri için …

      • TANER CALISKAN said

        battal cok komiksin,daha yeni taniyormus gibi yaziyorsun beni.iyi bakalim öyle olsun merak etme gün olur devran döner o zaman görecegim ben seni simdi söylenecek cok söz var ama ben eski günlerin hatirina susuyorum susacagimda..sözde demokrat seni..

    • hasan Ali Yilmaz said

      TENER battal benimde bir yazımı kaldırdı burada kızacak birsey yok belki uygunsuz görüp kaldırmış olabilir seni yazınıda benim yazımıda.
      Ben diyormuyum taraf tutuyor diye.sonuçta bu yazıları herkez okuyor demekki uygun yazmamışız.

  45. hasan ali yılmaz said

    taner ben site yöneticisi degilim.Yukarıda benim köyümde türk olmayanlarlar türedi diyorsun bende diyorumki asıl türk olmayanlar kendilerini cok belli etmeye başladı.bizler müslüman türkleriz.tutturmussun atatürk olmasa idi ya arkadas bizler atatürkü seviyoruz sevmiyoruz diyebiliriz,de.

    sizin düşüncenizde olanlar allaha,peygambere,kurana el uzatacaklar karsılıgında turk olacaklar.malesef bizler <ermeni< degiliz atatürküde severiz vatanımızı,da.

    Zaten bu vatanı M. ATATÜRK tek başına kurtarmış dedelerimzde paşalar kavesinde 51oynuyormuş

    • TANER CALISKAN said

      1.bir tek sen misin müslüman,senin gibiler demek le ne demek istiyorsun
      2.sizin gibi agzinda müslümanlik olanlari cok iyi bilirim,sözde gercek müslüman sizlersiniz.
      3.senin deden ne oynuyormus bilmiyorum kahvede,alin su cilgin turkler kitabini okuyun kurtulus savasi nasil yapildi ve dönüm noktalari neydi.ondan sonra görürsün ATATÜRK olmasa ne olurdu..
      4.allaha sukur muslumanim ve sizin gibi bagira bagira reklam yapmam,ben aile terbiyem geregi ibadet de ticaret de gizli yaparim,baskalari gibi ibadeti ticarete katip is yapmam..
      5.buda böyle biline,bilmem anlatabildimmi..

  46. Uğraş Alkan said

    Taner kardeşim seni ve senin gibi düşünenleri kutluyorum 80 öncesinin insanları bile özünden dönmüştür bizim özümüz sözümüz değişmez.

    EN GÜZEL MIRAS DÜRÜSTLÜKTÜR!!! Kaybetmeyi, ahlaksızca bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.

    Yüz verince, yüz daha uman yüzler bilirim.
    Yokuşlarla kardeş, düzler bilirim.
    Dünya öküzün boynuzundaymış derler ama
    Dünya üzerinde çok öküzler bilirim..

  47. hasan ali yılmaz said

    tarihci; sen serhoşken degil sıraat köprüsünden geçmeyi ist bogaz köprüsünden dahi gecemezsin. birde sıraat tan gecerim diyorsun.

    Sen gecersen serhoken bizleri ayıkgören zebaniler geçmemize gerek duymazlar.

    • Serkan Demirel said

      İnsanları cehenneme yuvarlamak bize hiçbişey kazandırmaz. Üslubumuza dikkat edelim, kardeş. Dervişçe, müslümanca bir üslup lazım bize. Allahın rahmeti gazabını geçmiştir. Kimi affedeceğini de ancak O bilir. Zaten cehennemde yeterince zebani var… Biz onları cennete yöneltelim. Hem de “Sevdiriniz (müjdeleyiniz), nefret ettirmeyiniz; kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız.” hadis-i şerifi düsturumuz olsun inşeallah…

  48. Hasan Ali Yilmaz said

    Taner bizler yaptıgımız ibadetleri söylemiyoruz ki, sen nereden cıkarıyorsun bunlari. “Birtek müslüman bizleriz” diye birsey de söylemiyoruz. O dedigin; herkesin okumasi gereken kitabi okumayan cok az insan vardır. Sizler takmışsınız; Atatürk, Atatürk….. Ben anlatamıyormuyum bilmiyorum ? Benim Atatürk´e birsey dedigim yok ve Atatürk´ü sizlerden daha cok seviyorum. Sadece kızdıgım, Atatütk´ü ilahlaştıranlar.

    Benim dedelerim savaşmış, onun için diyoruz ki; Bu vatanı sadece Atatürk kurtarmamış, bizler bütün şehit ve gazilerimize minnet borçluyuz, ama hiçbirimiz borcumuzu ödemiyoruz…

  49. SAVAŞ YAĞCI said

    BU YAZI SANIRIM YUKARIDAKİ ATATÜRKÇÜ SOSYAL DEMOKRATLARLA AKP’LİLERİ ORTAK BİR ŞOVEN YAKLAŞIMDA BİRLEŞTİRECEK…

    DAHA ÖNCE FARKLI YERLERDE YAYINLANAN YAZI:

    kurtuluş savaşı destanı yalan mı?
    18 Haziran 2009 20:15 Düzenle Sil
    Şimdi ön kabullerimizi bir yana bırakalım ve sadece kurtuluş savaşı öncesini, savaş sürecini ve sonrasını düşünelim. Ama elimizden geldiğince tabuları yok sayıp beyin fırtınası yapalım… 1. dünya savaşında olanlar malum; ardından galip devletler (ingiltere -isstanbul’u fransa ve italya güney Anadoluyu) yurdumuzu işgal etti. O yıllar Yunanistan diye bir devletin esamesi bile okunmuyor, bunu aklımızdan çıkarmayalım…Yani savaştan galip çıkan ülkelerin piyonu şeklinde düşünebiliriz…Ortada bir Sevr Antlaşması var bizi neye mahkum ettiğini biliyoruz..Bu arada 1917 ekim devrimiyle rusyada sovyetler iktidarı deviriyorlar…Yeni bir dünya yaratma hayalleriyle kendilerine yandaş arıyorlar…Anodolunun o dönemki “anti emperyalist!” görünen mücadelesine bu sebepten katkıda bulunacaklar ve mühimmat yardımı yapacaklardır (Moskova ant.) Bu arada Atatürk 1919 da samsuna çıktığında daha sovyet rejimi 2 yaşındadır ve iç karışıklıklarıyla uğraşmakta 5 yıllık kalkınma planıyla devlet kapitalizmi yoluna girmiştir..Gerçi lenin bu dönemi oldukça başarılı olarak değerlendirir…İngiltere istanbulu tamamen işgal etmiş ve hakim olmuştur..Vahidettin yani osmanlı hükümeti herşeyiyle mahkum durumdadır İngilize…Cumhuriyet dönemi yazarlarından Halide edip’in (ingiliz ajanı???) Yasaklanan romanını ingilterede tefrika etmiş olması manidardır…Yani 19 mayıs 1919 da atatürk ün samsuna (her ne sebeple olursa olsun) çıkışından ingilizlerin bi-haber olması imkansızdır…

    Boğazdan bir gemi yola çıkacak o en karışık dönemde ve ingilizlerin bundan haberi olmayacak…Osmanlı memuru olarak gitse bile ( ki gerçekten Osmanlı -ingiliz ortak görevidir bu gidiş!!!) bizlere anlatılan ” osmanlı görevlisi olarak gitti,ama tek başına bir kurtuluş mücadelesi başlatmak istiyordu??” destanına inanmak gerçekten zor…Ben AtatürkÜn Anadoluda yapacağı her şeyden ingilizlerin bizzat haberdar olduğunu düşünüyorum..Hatta daha iidialı olacak ama bu yolculuk tamamen ingilizler tarafından planlanmıştır…

    Onlar kurulacak Türkiye Cumhuriyeti’nin istedikleri gibi olmasını istiyorlardı…Yani kuzeyimizdeki sovyet tehlikesine karşı oluşturulacak İngiliz güdümlü bir tampon devlet…İstedikleri olmadı mı sizce..Bunu şuradan da çıkarabiliriz…Kurtuluş savaşında Atatürkün örgütlediği Kuvay-ı milliye sonrasındaki düzenli ordu kimlere karşı savaştı?? Büyük savaşın galip devletleri olan ve yurdu dört bir yandan kuşatan ingiliz fransız ve italyan ordularına karşı mı ? HAYIR !! bU ORDULARA TEK KURŞUN ATILMAMIŞTIR. Bu düzenli ordu o dönemde adı bile telaffuz edilmeyen Yunanlılara karşı savaştı…Denilebilir ki “yunanlılar ingiliz destekliydi ” Bir ülke üzerinde büyük emelleri olan güçlü devletler hele ki anadolu gibi bir coğrafyaya hakim olmak için Yunan gibi bir piyon devlet mi kullanır..Günümüze bakarsak, amerikanın büyük petrol gücü olan ırak’ı işgalini bizzat kendi eliyle yapması bunu kanıtlamaz mı? Amerikanın da piyon olarak seçebileceği başta biz olmak üzere birsürü devlet var…Kore yi işgal ederken bunu başkalarına yaptırıyor; ama iş petrol ülkesi ırak’a gelince kimseyi işine karıştırmıyor…İLGİNÇ demek ki aynı şeyi İngilizler de yaptı ama farklı bir versiyonla..Anadolu o dönemde onlar için zaten kurtarılmış bölgedir…Şimdi ırakta kurulan kürt devleti bir kukla değil midir? Amerikan kuklası!!!

    Kurtuluş savaşı destanı öyle bir destan ki bir 3. dünya devleti olan yunanistana karşı yapılmış ve denize dökülmüştür…Yunanistanın Anadolu’yu işgal etmesi Kürtlerin Irak karmaşasından bir devlet çıkarma hayaline benzemiyor mu?

    Buraya dikkat edelim güneyde fransızlara italyanlara, istanbulda İngilizlere tek kurşun atmadan Kurtuluş Savaşı kazanılmıştır..Yani yedi düvele değil sadece bir düvele başkaldırdık…O da düvel değildi asla..Bizans hayalleri yıkılan çaresiz Yunanistandı…Onlar şimdiki Kürtler kadar şanslı değildi…Büyük hesaplar onlara hayallerini vadetmedi…Rıza Nur Atatürk adlı kitabının bir yerinde “II. İnönü savaşı diye bnir savaş yoktur” der. Kurtuluş Savaşı büyük devletlerin büyük hesapları içinde Kürt hayali kuran yunanlının, hesapları tutmayınca, anadoludan çekilişi esnasında kaçma kovalamadan ibarettir diyerek senaryonun en bilim kurgusunu yapar dr. Rıza Nur…Benim yazdıklarım o kadar iddialı olmasa gerek..:A

    • Ünal Özer said

      Aferin Savaş,tesbitlerin doğru.Devam et.

    • Serkan Demirel said

      Savaş Abi, Bence bu yazdıkların elbette doğru ve bunu senin deyiminle AKPli veya muhafazakar insanlar yadsımaz. Tam da bu nedenler yukarda bir arkadaşımız, Atatürkü, kutsallaştırmayın dedi diye, Türklükten aforoz edildi. Bu ülkede Atatürk yaşasaydı onun bile anlayamayacağı bir hale getirildi Atatürkçülük. En ufak bir eleştiride vatan haini ilan ediliyor. Eskiden bu konularda sosyal demokrat insanlar daha ileri görüşlüydü, Anayasadaki Atatürkçülük tanımının değişmesi gerektiğini onlar savunur, bunu şovence bulurlardı. Günümüzde Türkiye sosyal demokratlarına ne olduysa, ulusalcılık adı altında eski milliyetçilerden daha fazla şovenist söylemlere kaptırdılar, kendilerini.

      Evet, Atatürk Samsuna bizzat Osmanlı Hükümeti tarafından, pdişah fermanı ile gönderilmişti. Hem de anlatıldığı gibi Bandırma vapuru suda zor yüzen bir gemi değildi, Osmanlının en lüks, en yeni gemilerinden biriydi. Evet, Atatürkün Samsuna gönderilmesini bizzat ingilizler istediler, ama sebebini sanırım şöyle okumuştum, Samsun çevresinde yaşayan yerli Müslüman halk, ülke işgal edilince silahlanmış, Ege bölgesinde olduğu gibi yerel direniş örgütleri kurmuşlardı. Amasya-Samsun-Sinop çevresinde yaşayan Rumlara baskınlar düzenliyorlardı. Atatürkün Samsuna göndderiliş amacı, bu Türk çeteleri dağıtmak, direnişi kırmaktı. Tabi bu görev, resmiyette. Ne oldu da sonra biranda Atatürk Halkı direnişe örgütledi. Ben Selman Kayabaş diye bir yazarın kitabında daha farklı bişeyler okudum. Selman Kayabaş, bugün yaşananların (ergenekon olayları) Osmanlının son zamanlarında devlet yönetinimi elinden kaybedeb eski Türk Derin devletinin (Teşkilat) rövanşı olarak yorumlamış. Ve Muhafız adlı kitabında Abdulhamit Han, Vahdettin, Atatürk, Enver Paşa ve bir de bu Teşkilatın Başının yaptığı gizli bir toplantıdan bahsediyor. Teşkilatın Başının Osmanlı Padişahlarından bile üstün olduğunu anlatıyor. Bu gizli buluşmada, Osmanlı devletinin yıkılıp yerine yeni bir devlet kurulması, kararlaştırılıyor, bayrağını bile bizzat orada veriyorlar, daha sonra Atatürkün bayrağı değiştirme düşüncesi olmuş ama bunu yapamamıştır, Teşkilatın izin vermediğini söylüyor. Neyse devam edeyim orda alınan kararlara göre Osmanlı Hanedanı ülkeyi terk edecek. (ki, isteselerdi ülkeyi terk etmez en azından çok büyük bir iç savaş çıkartır, yanlarında bütün hazineyi götürürlerdi,ama tek bir kuruş almadan gittiler. çoğu yurt dışında , borç batağı içinde ölmüş, Vahdettinin cenazesi ortada kalmış, en son Suriye kralı sahip çıkmıştı)Mustafa Kemal Anadoluya bir bahane ile gönderilip halkı örgütleyecek, yeni devleti kuracak. O zaman Atatürk bir yüzbaşı idi, Enver Paşa ise askeri rütbede en üst seviyede. Üstelik Hanedanın Damadı. Enver Paşa da Türkistana gönderilerek orada mücadele edecek. 1. Dünya savaşındaki başarısızlıktan dolayı, ismi yıpranmıştı Enver Paşanın, halk ona destek vermeyebilirdi. Evet, Enver Paşayı nerde görüyoruz, direk soluğu Türkmenistanda alıyor, Rus askerlerine karşı Türkmen-Özbekleri örgütlüyor, uzun bir mücadeleden sonra birgün öldürülüyor ve direniş bitiyor. Atatürk de aynen alınan kararlar doğrultusunda yeni Türkiyeyi kuruyor.

      Yalnız, Güneydoğuda tek kurşun atılmadan kurtarılmış diyorsun, o zaman neden ŞANLIUrfa, GAZİAntep, KAHRAMANMaraş… Evet, düzenli ordular, yani Atatürkün organize ettiği direniş orduları tek kurşun atmadı, sanırım orası Suriye gibi Tamamen Fransızlara bırakılacaktı. Musul-Kerküğün Iraka Misak-ı Milli hilafına verilmesi gibi. Urfa, Mardin,Siirt, Antep, Maraş havalisi Fransızlara verilecekti. Ama halk direndi, savaştı. Kendini kurtardı. Biz hep batı cephesini öğrendiğimizden resmi tarihte orada yaşanan savaşları bilmiyoruz, sanki kendiliğinden kurtulmuş sanıyoruz. Sonra da Kürtler Kurtuluş Savaşına katılmadı diyoruz. Malesef, Halep gibi, Telafer gibi tarihi Türkmen şehirleri dışarıda kaldı. Hatay bile Atatürk öldükten sonra 1939’da Türkiyeye katılmıştır. Hatay, Cumhurbaşkanı olan bir devlet olarak önce Suriyeden ayrıldı. Lübnan gibi, haritaya bakarsanız. Sonra Hatay Cumhurbaşkanı, Hatay Cumhuriyetini halk oylamsı ile feshederek, Türkiyeye bağladı.

      Batı cepheinde Evet, İnönü Savaşları olmamış. Ama ozaman İnönü nasıl “Milli Şef” olacak. Adam 2 tane savaş kazanmış. Az daha maraşal olacakmış. Hain olarak öğretilen Çerkes Ethem, aslında büyük bir kahramandı, direnişin ilk yıllarında çok büyük bir savaş verdi. Direndiği tek şey, İnönünün komutası altına girmek istememesiydi. Direk Atatürke karşı sorumlu olmak istiyordu, İnönüyü askeri olarak yetersiz görmüştü. Ama İnönü tarafından hain olarak lanse edildi, hakkında idam kararı çıkınca, kaçmak zorunda kaldı. Hep ingilizlere, yada Yunanlılara teslim oldu diye hainliği ispatlanmaya çalışılır. Siz adamı ölüme mahkum ederseniz mecburen canını kurtarmak için kaçacak. Acaba Yunanistanda atinada veya İngilterede Atinada mı ölmüştür. Hayır, o hengameden kurtulur kurtulmaz kutsal topraklara geçmiş, Mekke-Medinede zahid bir yaşam sürerek vefat etmiştir. İstese, Batı cephesinin yarsını dağıtırdı, yerel direnişi ilk o başlatmıştı, çoğu asker ona bağlıydı…. Tarih, yazılmayan tarih o kadar karışık ki….

      • Serkan Demirel said

        Bu da Selman Kayabaşı’nın kitabından (sanırım “Selçuk”) bir alıntı :
        “Kara Kemal’in yüzüne, ömrünün bütün öfkelerini topladığı gözlerle bakan Enver, ‘Devlet emrederse elbette Kemal denen o herifin emrine girerim, Kemal’ dedi. Sustu. Bu suskunluk, evvelki halinden daha çok şey söylüyordu. “Lakin, bu emri verenler, Kemal’in İngilizlerle anlaşmış olduğunu, Kuvayi Milliye’yi kullanarak İngilizlerin emrinde bir devlet kuracağını bilmiyorlar!”

  50. SAVAŞ YAĞCI said

    “””” “Kara Kemal’in yüzüne, ömrünün bütün öfkelerini topladığı gözlerle bakan Enver, ‘Devlet emrederse elbette Kemal denen o herifin emrine girerim, Kemal’ dedi. Sustu. Bu suskunluk, evvelki halinden daha çok şey söylüyordu. “Lakin, bu emri verenler, Kemal’in İngilizlerle anlaşmış olduğunu, Kuvayi Milliye’yi kullanarak İngilizlerin emrinde bir devlet kuracağını bilmiyorlar!”””” hmmm ilginç … işte budur ya şu kitabı bulursam okuyayım Serkan… saolasın

    • Serkan Demirel said

      Savaş Abi, bu kitap baharda yayımlanacak. Yazarın tanıtım sitesinden buldum bu pasajı. Ama aynı yazarın Selman Kayabaşı “Teşkilat” ve “Muhafız” isimlerinde iki kitabı var. O kitaplarda Türk devletlerini kuran birkaç bin yıllık bir teşkilat olduğu anlatılıyor. Osmanlının küçücük bir beylikten bir devlete dönüşmesi, Yıldırımın teşkilat tarafından cezalandırılmak için Timurun gönderilmesi, Fatihin teşkilatın hanedanlık üstündeki etkiyi azaltmak için Çandarlı Halil Paşayı idam ettirip daha sonra hep devşirmeleri sadrazam yapması, Osmanlı Devletinin yıkılması, yeni devleti kurmakla Atatürkün görevlendirilmesi… eski kitaplarda anlatılıyor. Teşkilatın beş hücresinin olduğu, Orta Asyada, Hindistanda, Türkiyede, Arap ülkelerinde, hatta bir tanesinin Avrupada yapılandığı. Hristiyanların çok uzun bir zamandan beri acaba ne zaman gizli bir müslüman Papa olacak diye korktuklarından bahsediliyor filan. Okumanı tavsiye ederim. Kafkas Ruletinde, Türkiye Rusya mücadelesi var. Çok ilginç kitaplar…

  51. Tarihçi said

    Atatürkü anadoluya devlet kurdurmak için gönderen ingilizler silah ve para yardımı yapmışlarmı hem kurtuluş savaşında hemde sonrasında.savaşın sakarya muharebesi gibi ciddi dönüm noktaları da olmuş yani planları bozulabilirmiş,risk alıp yunanistanımı desteklemişler?para ve silah yardımını hem savaş esnasında hemde sonrasında ruslar yapmış taksim meydanında o yüzden rus generallerin heykelleri vardır.savaşın kamera kayıtları olan rusya gazetecileri anadoluda dolaşırken bu oyunu anlayamamışmı?anadoluya ingilizlerden daha yakın, doğu anadolu ve karadeniz bölgesinde birçok rus yaşarken ajanları yokmuymuş?mademki türkiye rusyaya karşı kuruldu mehmetçik neden koreye gitti,natoya girebilmek için DP göndermedimi karşı çıkan CHP ve İnönü değilmiydi bunun meclis kayıtları var..Eski padişahlar savaşlara katılırlarmış hatta 1.murat savaşta ölmüş,vahdettin(halife:islam aleminin lideri) ülkesine gelen işgalcilere karşı koymuşmu yoksa onlarla işbirliği yapıp Atatürk ve silah arkadaşları için vatan haini idam cezası kararı verip şehülislamdan fetvamı verdirmiştir?vatanı terk edince romada yaşamış Fransızlarda tedavisini üstlenmiş.çerkez ethem düzenli orduya katılmayı reddedip sadece işgalcilere sığınmamış yunanlılarla birlikte olup Türk askeriyle savaşmıştır,yazılmayan tarih dediğiniz şey hangi tarih profesörlerinin incelemesidir yoksa metal fırtına harry poter gibi gerçeklermi.fosiller üzerine tarih yorumumu yapacağız, o zamana ait görüşme tutanakları ve gazeteler halen mevcut. bence bu tür yayınların amacı tarihimizi küçük göstermek bazı değerleri yoketmektir.

  52. ismail çimen said

    AHHHHH BİZLER O KADAR CAHİLİZKİ ASLINDA.OKUMUŞU OLSUN OKUMAMIŞI OLSUN.O KADAR ÇABUK OYUNLARA GELİYORUZKİ.GERÇEKTEN HERKEZ YAZDIKLARINA ŞÖYLE BAKSIN.VE HERKEZ DÜŞÜNSÜN.BU İKİCİLİK OYUNLARI BU ÜLKEDE YAKLAŞIK 60 YILDIR VAR VE FARKLI TAVALARDA ISITILIP ISITILIP ÖNÜMÜZE SÜRÜLÜYOR.BİZLERDE O TAVADAN BU TAVAYA SÜREKLİ YER DEĞİŞTİRİYORUZ ASLINDA.İŞTE BİRİLERİNİN İSTEDİKLERİDE BU. VERİYORLAR BİZİM ELİMİZE 20-30 YILDA BİR BUNA BENZER OYUNCAK. BİZLERDE KENDİ KENDİMİZİ KANDIRIP DURUYORUZ.BENCE BIRAKIN BU BOŞ İŞLERİ. BU ÜLKEDE DİLEYEN DİLEDİĞİ GİBİ YAŞASIN.BANA GÖRE ARTIK BİRLİK OLMA ZAMANI(BU ÜLKENİN EN KRİTİK 13 YILI)2023 E KADAR BU ÜLKENİN ÜZERİNDE HER TÜRLÜ OYUNLAR OYNANACAKTIR.EĞER BU SÜRE DOLANA KADAR BİZE YENİ LOZAN ADTLAŞMALARI İMZALATILMAZ İSE. BU ÜLKE GELECEĞİN SÜPER BİR GÜCÜ OLACAKTIR.O YÜZDEN OY VERİRKEN AKILLI OLMAK VE OY VERECEĞİMİZ PARTİ VE YA KİŞİLERİ İYİ İRDELEYİP ONA GÖRE OY VERMELİYİZ.YOK BU SAĞCI YOK BU SOLCU DİYE OY VERİRSEK AYNI OYUNLARA BİR 60 YIL DAHA GELMEMİZ KAÇINILMAZ.

  53. mehmet çiğdem said

    işte paşalarlı olmak.ilk referandum sonuçlerı,sonra makarna kavgaları ve daha sonra da atatürkçülük.helal olsun sizlere ki onu da bırakıp bu işi AHİRET İNANCINA döktünüz ya:TEBRİKLER!!!
    YA kardeşim bırakın onu bunu…herkes bu ülkenin nasıl zorluklar çekip bu günlere geldiğini de,atatürk ün kim oldugunu da,oyunu nerede verdiğini de biliyor.inanç da herkesin kendine.ne yani bu;ordan burdan kopyala,yapıştır taktiği…hiç olmaktansa tartışırken çizginizden çıkmayın.

    SAYGILARIMLA…

  54. MURAT KOZAKLI said

    Arkadaslar siz işleri sag ,sol davasına dökmüşünüz.Din ile devlet işleri birbirine girmiş, çorba olmuş.YANLIZ CUMHURİYETLE YÖNETİLEN BU ÜLKEDE BUNUN KURUCUSU OLAN ATA’MIZIN SEVILMEMESİ ŞAŞILACAK ŞEY

  55. SAVAŞ YAĞCI said

    Bu ülkede Atatürk’ün sevilmesi gerektiği diye bir anayasa maddesi mi var? Osmanlıyı da eleştiririm, kuruluş dönemini de… yukarıda yazdıklarımda asla kopyala yapıştır yoktur. noktasına virgülüne kadar benim fikirlerimdir. Hatta memurlar.net’te benim yazım kullaılarak benzer bir tartışma başlatılmıştır.

    Aslında sol gelenekte de Atatürk’e hep mesafeli durulmuştur. Sadece Mihri Belli MDD’si ve onun günümüz versiyonu ve de mirasçısı olan Perinçekçi ulusalcılar sahip çıkar. Tabi bir de günümüz sosyal demokratları…Yani sözde sol parti CHP… Yıllardır taşeronlaştırma mantığı ile adeta köleleştirilen, hiçbir haktan yararlandırılmayan işçilere dair, ayda 400 tl ye çalıştırılan ücretli öğretmenlerin yaşadığı bunalıma dair, en küçük bir ekonomik krizde kapı dışarı edilen işsizlere dair, krizin faturasının hep daima çalışanlara kesilmesine dair, yandaşlarına peşkeş çekilerek satılan en karlı kamu kurumlarından atılarak 700 tl ile yaşamaya zorlanan işçilere dair sermaye sınıfına dokunacak en ufak bir söz söyleyemeyen yeni başkan Kılıçtaroğlu’nun CHP’si nasıl oluyor da solmuhalefet sıfatını yakıştırabiliyor kendisine…

    Yeni lider olarak öne sürülüşünün daha ilk adımında sermaye sınıfını “ekonominin kamu görevlileri” olarak yaldızlayan Kemal Kılıçdaroğlu, o günden bugüne bu yaklaşımını özenle korudu. Bütün bir referandum kampanyasını esası yönünden sosyal demagoji eksenine oturttuğu halde, sosyal sorunların kaynağına ve dolayısıyla çözümüne ilişkin olarak ucu sermaye sınıfına dokunacak tek kelime etmemeye özel bir dikkat gösterdi. Aynı şekilde ABD emperyalizmini ve İsrail siyonizmini rahatsız edecek hiçbir söylem kullanmadı.

    • Osman said

      “Bu ülkede Atatürk’ün sevilmesi gerektiği diye bir anayasa maddesi mi var? Osmanlıyı da eleştiririm, kuruluş dönemini de… ” -Savaş Abi, söylediklerine aynen katılıyorum.

    • Serkan Demirel said

      Bu yazıyı çok çok çok çok beğendi… İşte bizim bildiğimiz sol budur… Kendini solcu sanan bir takım zevata duyrulur…

      • MURAT KOZAKLI said

        Zevattan kastn ben isem SERKAN arkadaşım,ben solcu degilim her ATATÜRK’Ü seven solcu oluyo diye bişey yok.Yukardada yazdıgım gibi sag,sola dediğim bişey yok.Ben dogal olarak kendi görüşümü bildirdim.

      • Serkan Demirel said

        Murat kardeşim, sen benim canımsın, çocukluk arkadaşımsın, kardeşimsin…. Seninle siyasi bir tartışmaya girmem ki… Siyasi düşünceni bilmiyorum ama orda ZEVAT derken bir kişiyi muhatap alarak birşey demedim. Bir zümreyi, bir siyasi düşünce tarzını muhatap alarak söyledim. Atatürkü sevmekle sevmemekle hiçbir alakası yok. Senin yorumunla da en ufak bir alakası yok. Üstüne alınmışsın, kırdı isem özür dilerim. Ama Allah şahit seni kasdetmemiştim. Tamamen ortaya söylenmiş, solculuğı ulusalcılık zanneden kişilere bir laftı… Hakkını helal et.

      • MURAT KOZAKLI said

        Kırılcak bişey yok kardeşim kendine iyi bak.

  56. Nadide said

    Arkadaşlar; boşuna ağzınızı ve parmaklarınızı yormayın. Siz ne kadar evet ya da hayır deseniz de, olan oldu artık ! 🙂 Hani zenginin malı züğürdün ağzını yorarmış 🙂

  57. Serkan Demirel said

    İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Cemil Ertem, yaşanan sürecin Ergenekon Solu’nun sonu olduğunu söyledi.
    12 Eylül 2010 sanırım bir milat oldu…

    Türkiye bütün bu sınırları aşıyor ve statükoyu koruyan ekonomik ve siyasi yapılanmalar tuz buz oluyor. Bütün bu değişimi de iktidar partisi götürmeye çalışıyor ama bu değişime zaman zaman soluğu yetmiyor. Şu anda konuştuğumuz bahçede (İstanbul Üniversitesli ana bahçesi) İdris Küçükömer’in ayak izleri vardır. Rahmetli, Türkiye’de sol sağdır, sağ da soldur demiştir, bu tarihsel bir gerçektir. Bugün Türkiye’de değişimi taşıyan AK Parti, bir bakıma İdris Hoca’nın dediği anlamda, soldur, kendisine öyle demese de. Bu açıdan baktığımız zaman Türkiye’de siyaset tek bacaklıdır. Bunun hızla giderilmesi gerekiyor. Bir toplumun entelektüel olarak kültürel olarak devam edebilmesi için sağının da, solunun da olması gerekir. Biz şimdi maraton koşuyoruz ama tek bacakla koşuyoruz. Aksaklıklar bundan kaynaklı. Kürt sorununda yaşadığımız aksaklıklar,başörtüsükonusunda yaşadığımız aksaklıklar hep bu yüzden. Bakın başörtüsünü konuşuyoruz, birileri ilkokula başörtülü öğrenci yolluyor. Bu girişimler provokasyondur. Araştırılmalıdır. Sonra ne oluyor, bu provokasyonlar bir kısım medyada tarafından manşete taşınıyor ve Türkiye yönlendiriliyor. Türkiye tam demokrasi ile soluk almaya başladı derken başka bir karanlığın kapıları açılıyor bize.

    TEK BACAKLI SİYASET OLMAZ

    Nasıl olacak, sol nasıl kurulacak?

    Sol olacak, olmadan olmaz. Türkiye solu şimdiye kadar yukarından kurulmaya çalışıldı. Ulus-devleti savunan sol aslında nasyonal sosyalisttir yani faşisttir. Bugün solun önemli kısmı bu duruma düşmüştür. Referandumda hayır diyerek,12 EylülAnayasası’nı desteklemiştir ve Kenan Evren’in yanında tavır almıştır. Bu suçtur; tarihsel ve ahlaki olarak suç işlemişlerdir. Bakın anayasa referandumunda da “yetmez ama evet” diyen önemli sol kesim var, DSİP var, EDP var. Bu yapılar bence önümüzdeki günlerde güçlenecektir. Bu kez aşağıdan yeni bir sol geliyor. Onun ipuçlarını var. Buradan yeni bir sol çıkacaktır. Kaldı ki bakın artık Türkiye geleneksel sağ ve sol kalıpları yırtıyor: İşte Numan Kurtulmuş’un ekibi bence esasında muhafazakâr, mütedeyyin kesimlerin oluşturduğu bir harekettir ama baktığımızda savunduklarına, oluşturmak istedikleri partiye, bence pekala soldur. İslami referanslı ama bütün bu sürecin sol tarafında yer almaktadırlar.

  58. BAŞAK SARI(NECİP ÇIRAKIN TORUNU) said

    Arkadaşlar konuyu nereden nereye getirdiniz madem burası özgür bir ülke bırakın oyunu kim nereye veriyorsa versin.Devlet bizim köye makarna vermemiş diye bizim köydekilerin ağzı açlıktan kokmamış çok şükür.Atatürk meselesine gelince solcu yada sağcı farketmez herkesin kendi özgür iradesi vardır isteyen sever istemeyen sevmez bu bukadar uzatılacak bi konu değil.Yok devlet bölünüyomuş yok iç savaş çıkacakmış biz aynı köylüyüz ama görüyorum ki herkes birbirini görse boğazlıyacak siz böyle olduktan sonra tabiki ülke bölünür.Bunları okumak bile gerçekten üzdü beni.Sırat köprüsüne gelince ben kapalıyım ama orada kimin ayağının kayacağı hiç belli olmaz dilerim ki herkes güle oynaya geçsin o köprüden.Bu arada biz aynı köylüyüz dedelerimiz belki arkadaştı yada çok samimilerdi artık anlayan anladı …

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s