* PAŞALAR KÖYÜ WEB SAYFASI *

! PAŞALARLILARIN iNTERNETTEKi BULUŞMA NOKTASI !

“FATMA GIZ” Türküsünün Hikayesi

Posted by BATTAL YILMAZ 29 Ocak 2009

Köyümüz sakinlerinden olan Fatma Teyze (Yorgancı Fatma) : % 100 Paşalar Köyü türküsü olan ” FATMA GIZ ” adlı türküyü ve bu türkünün hikayesini, “Münir ve Merhan” ailesinin küçük kızı; Sinem Mercan´ın kameralarına seslendirmiştir.

Bakalım bu türkünün hikayesi ne imiş ! 🙂 ! 🙂 !

Türkünün sözlerini okumak için yazının devamına tıklayabilirsiniz !

Serkan DEMiREL
Türkünün sözleri ve Hikayesi

Fatma Kız’ın Hikayesi : Kaynak : FATMA CAN


Fatma Kız’ın babası Paşalarlı imiş. Duyumlara göre bu kişi Caranlardanmış. İsmine Hocazade Ramazan derlermiş. Babası Hocalık (İmamlık) yapmak için ailesi ile birlikte , Bulkaz’a (Gürpınar) yerleşip, Orda kalmışlar . Cocuklarinin isimleri söyle ; FATMA (Türküsü yakınlan FATMA GIZ) ve Zehra( Fatma Demirel`in kaynanası) .
Neyse Fatma Kız, Bulkazlı bir gence aşık oluyor. İsmi Yeşil Mahmut. Yeşil Mahmut, Fatma Kızı istiyor ama vermiyor babası. Bunun üstüne Yeşil Mahmutla Fatma Kız kaçıyorlar. Kaçtıklarını öğrenen Fatma Kızın halaoğlu Haydar, siyah atına binerek peşlerine düşüyor. Selçikler Köyüne yakın bir yerde bulunan, Tekeli adı verilen bölgede yakalıyor. Önce Yeşil Mahmut’a ateş ediyor, Yeşil Mahmut vurulunca çığlık atarak yere düşüyor, bunu gören Fatma Kız da çığlık atarak sevgilisinin üstüne kapanıyor . Haydar ; İkisini de öldürdüm sanıp ordan ayrılıyor. Halbuki Fatma Kız ölmemiş. Neyse sonra Yeşil Mahmut’u ailesi alıp gömüyor. Fatma Kız da bir miktar Yeşil Mahmutun evinde kalıyor, artık Haydar kendi evlerine kabul etmiyor. Ancak Yeşil Mahmutun evinde de artık Yeşil Mahmut olmadığından hoş karşılanmıyor. Ordan da çıkarılınca Fatma Kızı Paşalara dedesigile getiriyorlar. Uzun bir süre Paşalarda yaşıyor. Bu sırada işte bu türküyü yakıyor. Sonra Delihıdırlı Köyünden biri ile evleniyor. Fatma Kız aslında epeyce yaşlı olmalı. Fatma Kız, Fatma CAN ile aynı yaşıt, türküyü o yakarmış, o zamanki genç kızlar söylermiş.

Bu da Fatma CAN`dan dinlediğim Türkünün sözleri:

Fatma Gız
Aman Fatmam can Fatmam
Irakıya su gatmam
Sen gatarsan ben içmam
Ben Fatmamdan vazgeçmam

Fatma Gızın yanağı
Dünkü südün gaymağı

Haydarın atı gara
Min de yolları ara
Yaşıl Mamıdı vurmuşlar
Yedi yerinde yara

Selçikler yolu burgam
Örtün üstüme yorgan
Goca Hasanlang Mamıdı
Fatmaya olmuş gurban

Aman Fatmam sen ne diyong
Helallaşam ben gidiyon

Selçiklerin bostanı
Faniladan fistanı
Tekeli’yi doldurmuş
Fatma Gızın destanı

Ak sandık sarı sandık
Biz mıstandan osandık (usandık)
Halil Ağam gelirken (Mahmudun Abisi)
Biz onu Mamıd sandık

Reklamlar

34 Yanıt to ““FATMA GIZ” Türküsünün Hikayesi”

  1. Hediye can said

    koca ebem söylediyse doğrudur..

  2. Mehmet Çolak said

    TEBRİKLER Serkan DEMİREL

    Okuduğumuz hikayenin gerçeklik payı nedir bilemem. Ancak ne olursa olsun böyle bir hikayeyi ve türküsünü bize aktaran genç kardeşimiz Serkan Demirel’i tebrik ediyorum.
    Serkan Demirel, yakın tarih bilgisi ve edebiyat yönüyle dikkatleri çeken bir gencimiz. Ancak kendisi bu yönünü çok fazla gün ışığına çıkarmak istemiyor. Ben inanıyorumki Serkan Demirel bu çalışmalarına devam ederse yöremize önemli belgeseller kazandıracaktır. Kendisinden yeni çalışmalar bekliyoruz.

    • ömer caran said

      türkü gerçektir benim halam olur (babamın halası)

      • Serkan Demirel said

        Kardeşim Dedenin ismi nedir ? Yani Hocazade Dedenin Fatma Teyze ve Zehra isminde kızları olduğunu biliyorum ama soyadını sürdüren erkek çocuğunun (varsa çocuklarının) isimlerini bilmiyorum. Bir de olaydaki Haydar , Fatma teyzenin teyze oğlu mu hala oğlu mu oluyor? Hocazade Dedenin kız kardeşlerinden biri Paşalardan Bulkaza gelin gelmiş mi ? Üssün Ağanın hanımı Paşalarlı mı ? bu sorularımı bilmiyorsan büyüklerinize sorsanız benim için çok iyi olacak hikayenin devamı için. Merak ettiğim şu, Hocazade Paşalardan Bulkaza yerleşince bulkazdan biriyle evlenmiş ? Bu bayan Üssün Ağagil sülalesinden mi ? Haydar , Fatma teyzenin teyzeoğlu mu hala oğlu mu? Hocazade kızkardeşlerinden birini (yanlış hatırlamıyorsam adı Ayşe) Bulkaza gelin vermiş mi ? kiminle evlenmiş ? Üssün Ağagil ile Hocazadenin akrabalığı nerden geliyor ? sorularıma cevap bulabilirsen çok sevinirim 🙂

  3. sakin said

    bildğim kadarıyla bölgemiz türkü kültürü yönünden oldukça fakir, bu güne kadar araştırma derleme yapılmamış,ya da çok az yapılmış.demek ki araştırılsa bi şeyler çıkacak,,,herkese selam.

  4. Ismail CAM said

    Bu türküyü birileri duysa ve kulaklarimizin pasinin gitmesi icin bizlere sunsa ne güzel olur:-))

  5. Sinem Mercan said

    2006 yılında Hediye Can ile birlikte kaydetmiştik bunu…malesef görüntü kalitesi çok düşük..ama bu türküyü ilk duyduğum için buraya ekleme ihtiyacı hissettim:) Belliki benim gibi birçok Paşalar Gencinin duymadığı bir türkü…

  6. Cansu said

    Öğrendiğim bilgilere göre Mahmut’u vuran Fatma Kız’ın abisi değil teyze oğluymuş. Ayrıca Fatma Kız köye geri geldiğinde Sıttıka halasının evinde kalmış. Ne kadar gerçek bilemem tabi ama duyduklarımı paylaşmak istedim. Fatma Kız Süleyman Ceylan(Dedem)’ın annesinin dayısının kızı oluyormuş. Köyle ilgili çok hikaye duymuştum babanem ve ananemden ama bunu ilk defa duyuyorum. Emeği geçenlere teşekkürler. Fatma Yenge’nin de sesine sağlık çok güzel söylemiş:)

  7. Serkan Demirel said

    Evet, aslında ben de dün Battal Abiye söyledim düzelteceğini söylemişti. 🙂

    Kişileri netleştirecek olursak, Hocazadenin ismi Ramazan imiş. Hocazade Ramazan. Bulkaz’a imamlık yapmak için gidince oraya yerleşmiş ve orda kalmış. Daha sonra bir kız kardeşini de (Ayşe) BUlkazın ileri gelenlerinden Hüseyin Ağa (ÜssünAğa) ile evlendirmiş. Haydar, Hüseyin Ağa’nın oğlu imiş ve Fatma Kızın Halasının oğlu oluyormuş. Haydarın erkek kardeşi Rifat Eren ise Fatma Kızın Kız kardeşi Zehra ile evli imiş yani halasının oğlu ile. Rifat Eren aynı zamanda benim Halamın (Fatma Demirel-Eren) kayın babası oluyor.
    Hocazade Ramazan, bizim köydeki Caranlar sülalesinden. Süleyman Ceylanın annesi Meryem Teyze de Caranlardan. Aynı zamandan benim M. Kemal dedemin annesi Hatice Ebemin annesi, Fatma Deliayan da Caranların kızı…. Muhtemelen Hocazade Ramazan, Caranların Osman Hocanın oğlu veya kardeşi…

  8. duhancanyılmaz said

    bu video yu face book ada yüklemiştiteşekkür ediyoruz sineme

  9. Şerafettin said

    Fatma Yağcı bacımızın söylediği bu türküye bayıldım,Eşim Dudu ile arasıra bunu biz de söyleriz son derece acıklı anlamı ve ezgisi var.Bu türkününün öyküsünü on yaşımdan beri büyüklerimden dinlemişimdir çünkü olayın içinde olan Fatma Teyze bizim yakınımız,
    Hocazade(Ramazan Caran) Paşalar’dan Bulkaz’a(Gürpınar)gidip orada yerleşir.Gelinlik çağa gelmiş olan kızı Fatma Yeşil Mahmut ile birbirini sevmektedirler fakat Hocazade kızını hernedense vermez günün birinde iki genç kaçarlar.Arkalarından kızın dayısı Haydar siyah atına biner elinde av tüfeği,Selçikler arazisinde yeşillikler arasında gençleri fark eder silahı ateşler Yeşil Mahmut Vurulur ve ölür.
    Muhannetsin Hocazade Muhannet
    Kirman sarıklı Hocazade
    Al kızını emanet

  10. Şerafettin said

    Fatma teyze beş sene kadar önce öldü,kendisini 1948 yılında Karahallı’ya misafirimiz olarak gelmişti ve daha sonraları birkaç defa daha gördüm.O olaydan sonra Delihıdırlı Selahattin isimli birisi ile evlendi.Haydar Fatma kızın dayısı olarak biliyoruz.Haydar’ın oğlu Rifat ve onu oğlu Nurettin, Serkan Demirel’in halası ile evli,kısaca Hocazade Paşalar kökenli olup aynı zamanda köyle epey bağlılıkları vardır.Hocazade Bulkaz’da 1952 de öldü.Türküyü Kameraya alıp bize dinleten Hediye Can ve Sinem Mercan kardeşlerimize Teşekkür ederim.

    Haydi haydi ne oldu. Şu Bulkaz’ın Hanları.
    Yeleciğim kan oldu. Parıldıyor camları.
    Üç yıllık sevilerime. Yeşil Mahmut’u vurmuşlar.
    Haydar dayım mani oldu. Akıyor Kanları.

    Konu ile ilgili çok yazacaklarım var fakat sitenin kapasitesi buna elverişli mi değilmi bilemiyorum.Hepinize kucak dolusu sevgiler selamlar sunuyorum.

  11. Serkan Demirel said

    Şerafettin Hocama yaptığı katkılardan dolayı çok teşekkür ediyorum. Türkünün bu kısmını duymamıştım. Türküyü küçükken anneannem Fatma Can’dan çok dinlerdim. Rahmetli buna benzer birkaç öykü daha anlatmıştı. Ayrıca zaman zaman sadece annemle benim olduğum yerlerde benim ricamı kıramaz Fatma Yağcı teyze ile aynı makamda bu türküyü söylerdi. Daha sonra Türküdeki Fatma Kızın aynı zamanda babam tarafından akrabam olduğunu öğrendim.
    Şerafettin Hocanım belirttiği gibi (yalnız bazı küçük düzeltmelerle) benim halam Fatma Eren’in eşi (Demirel) Sivaslı-Bulkazdan. Ama asılları bizim köylü. Eniştem Muhittin Eren, Rifat Erenin oğlu. Rifat Eren ise öyküde geçen Haydarın kardeşi. (oğlu değil) Rifat Eren ile Haydar Eren Bulkazlı Hüseyin Ağanın oğlulllar. Ama Hüseyin Ağanın karısı da Hocazade Ramazanın kız kardeşi. Hocazade Bulkaza gidince kız kardeşi Ayşeyi de orda Hüseyin Ağa ile evlendirmiş. Ayrıca türküde anlatılan Fatma kızın, kız kardeşi Zehra (Hocazadenin 2. kızı)Hüseyin Ağanın oğlu Rifat Eren ile ( Hala oğlusu) evlendirilmiş. Yani Muhittin Eren Eniştemin Fatma Kız, Teyzesi olduğu gibi Haydar da öz amcası oluyor.

    Ayrıca Fatma Kız bizim Caranlardan da akrabamız oluyor. Babamın Babaannesi Hatice Demirel. Onun annesinin ismi Fatma ve Delenlere Caranlardan gelin gitmiş. Zaten Şerafettin Hocamlarla da Delenlerden akraba oluyoruz. 🙂

  12. Serkan Demirel said

    Bu da Türkünün Gürpınar (Bulkaz) Belediyesinin sitesindeki kısımları:

    Dağda darı harmanı
    Dibindedir fermanı
    Koç Mahmudumu vuran
    ÜssünĂgilin Haydarı

    Acem şalı kuşanır
    Hükümete döşenir
    Fatma kızın yoluna
    Çifte gelin boşanır

    Selçiklerin çayırı
    Gadanalar yayılır
    Koç Mahmudu sorarsan
    Bir kurşunda bayılır

  13. Serkan Demirel said

    Muhannetsin Hocazade Muhannet
    Kirman sarıklı Hocazade
    Al kızını emanet

    Haydi haydi ne oldu.
    Yeleciğim kan oldu.
    Üç yıllık sevilerime.
    Haydar dayım mani oldu.

    Şu Bulkaz’ın Hanları.
    Parıldıyor camları.
    Yeşil Mahmut’u vurmuşlar.
    Akıyor al ganları.

    Şerafettin Hocam Türkünün sözlerinden bildiğiniz başka parçalar varsa paylaşmanızı istirham ediyorum. Anlaşılan Fatma Teyze bu yanık yüreği ile epey bir şey söylemiş. Büyük bir desten yakmış. Toplayabildiğimiz kadarını toplayıp derli toplu bir şekile getirelim. En sonuna da bu dörtlüğü ekleyelim :

    Selçiklerin bostanı
    Faniladan fistanı
    Tekeli’yi doldurmuş
    Fatma Gızın destanı

    • Serkan Demirel said

      Şerafettin Hocam Bir Dörtlük daha paylaşmış derli toplu olsun diye buraya yazayım dedim :
      Aklı basma fistanı
      Kıvrık keten astarı
      Kuru çayları doldurmuş
      Fatma kızın yasları

  14. PAŞALARLILAR DERNEĞİ VE KÖYLÜLERİNİN DİKKATİNE
    Serkan Demirel ile geçtiğimiz ay internet ortamında tanıştım. Genç yaşında olmasına rağmen; geniş bilgisi,tarih ve edebiyat merakı beni adeta şaşkınlığa uğrattı. Bu şaşkınlığım “Fatma Kız” belgeseliyle daha da arttı.Serkan Demirel,müthiş bir birikimi olan son derece kültürlü bir genç. Bence, Paşalarlılar Derneği ve köylülerinin kendisine destek vermeleri gerekir.Verilecek destek sonunda kendisinin yerel kültür ve tarihimize önemli belgeseller kazandıracağına eminim.
    Bu arada bizlere önemli bilgiler suretiyle bilgilenmemizi sağlayan site yöneticisi Battal Yılmaz’ı ayrıca tebrik ederim.

  15. arda yağcı said

    ebem ne söylerse ne yaparsa doğrudur :):):)azına saglık fatma gelın….

  16. BURCU ERDOĞAN(BALCI) said

    Fatma teyzenin ağzına saglık,ne güzel söylemiş.Tam bizim köyün makamında.Ben de bu türküyü ilk defa dinledim, gerçekten acıklı bi hikaye keşke sonu güzel bitseymiş.Gerçi sonu güzel olsaydı bu kadar güzel bi türkü ortaya çıkarmıydı bilemem.Hediye ve Sinem kardeşime de selamlarımı sunarım,iyiki bunu çekip bizler le paylaşmışlar ,kendimde dahil olmak üzere çogu kişilerin köyümüzün tarihi,kültürümüzün bi parçası olan türküleri tanıma konusunda yeteri kadar bilgiye sahip olmadıgımızı düşünüyorum.Türkülerimizi,manilerimize ve kına gecelerinde söylenen alilaların toparlanıp bi köşede sunulması güzel olur gibi geliyor .Ayrıca bende Serkan kardeşimi tarihe olan merakı ve bu yaşta hepimizden fazla bilgi toplamasını ,edinmesini haddim olmayarak kutluyorum.Bu bilgi birikimlerini bizimle paylaşmasının devamını dilerim.Tüm köylülerime selam olsun.

  17. Şerafettin said

    Yukarıda da belirttiğim gibi Fatma bacımız türküyü güzel söylemiş zevkle ve de acıyı içimde hissederek dinliyorum.Birçok gencimizin ilgisini çeken bu türkü ve öyküsünü daha geniş ileride yazmak isterim,şimdilik Fatma bacımızın söylediği nakarata dikkati çekmek istiyorum. AMAN FATMAM CAN FATMAK – IRAKIYA SU KATMAM -SEN KATARSAN BEN İÇMEM – BEN FATMAMDAN VAZGEÇMEM. Bu nakarat katiyen türkünün orjinalinde yok bu sonradan başka türkülerle karıştırılarak oraya girmiş,asılı şu: AMAN FATMAM SEN DİYON-HELALLAŞALIM BEN GİDİYON ( CANI TESLİM EDİYON) Herkese selam ve sevgilerle.

  18. Serkan Demirel said

    KINA GECELERİMİZİN VAZGEÇİLMEZİ-ALİLA

    Paşalar kınası deyince ilk aklıma ALİLA geliyor, ALİLA ‘sız bir kına düşünemiyorum. Bazen köy dışında yapılan kınalarda ALİLA söylenmiyor, hiç kına izlememiş gibi oluyorum. Köyümüzün bu güzel kına eğlencesine küçüklükten beri hayranım. ALİLA kınanın en sonunda söylendiği için hep kınanın sonunu bekler, geç saatlere kadar uykusuz kalırdım. Bu merak ve ilgi sayesinde ve anneannem Fatma Can’ın da katkıları ile ALİLA ‘nın büyük bir kısmını öğrenebildim. Malum yaz yaklaşıyor ve düğün tarihleri şimdiden belirlendi. Son yıllarda ise genç kızların ALİLA ‘yı yeterince bilmemelerinden, yaşlı kadınların ise sanırım utandıkları için halkaya katılmamalarından ALİLA eski güzelliğini kaybetmeye başladı. Ben de bu güzel âdetimizin unutulmaması için bildiğim kadarını buraya yazmaya karar verdim. Eksiklikleri tamamlanırsa çok güzel bir çalışma olur. Ayrıca FATMA YAĞCI teyzenin ALİLA söylediği bir video vardı, o da buraya eklenebilir.

    ALİLA 3 ayrı bölüm şeklinde icra edilen bir oyundur.

    1. Bölüm:

    Bu bölümde Kız evinin kadınları ile Erkek evinin kadınları karşı karşıya gelecek şekilde iki gruba ayrılırlar ve kadınlar el ele tutuşarak ALİLA ‘nın ilk bölümünün türküsünü söyler. ALİLA çağırmaya ilk önce kız evi başlar, iki grup arasında yaklaşık 2-3 metre mesafe vardır. Kadınlar bir yandan ALİLA ‘yı söylerken bir yandan da Erkek evinin kadınlarına doğru iyice yaklaşır, birinci cümle bitince aynı cümleyi tekrar ederek bu sefer geri geri eski yerlerine dönerler. Bu sefer Erkek evinin kadınları ALİLA çağırarak Kız evinin kadınlarına yaklaşır ve aynı şekilde geriye dönerler. İlk bölümde ALİLA nın şu sözleri söylenir:

    Kız Evi : ALİLA ALİLA da bizim ALİLA amaaan bizim ALİLA (geri giderken de tekrarlanır)
    Erkek Evi: ALİLA ALİLA da bizim ALİLA amaaan bizim ALİLA (2 Defa)
    Kız Evi : Gözeli gözeli de gördüm gözeli amaaaan gördüm gözeli (2 Defa)
    Erkek Evi: Adını adını da bildirin adını amaaan bildirin adını (2 Defa)
    Kız Evi : Gadını gadını da ……. Gadını amaaan …….. gadını (Erkek evinden birinin adını söylenir)
    Erkek Evi: Ağırdır măçıptır da varmaz yalıñız-(yabana) amaaan varmaz yalıñız
    Kız Evi : Davılınan zurnayınan alır alır gideriz amaaan alır alır gideriz

    Erkek Evinden adı söylenen kadın; Kız Evinin kadınlarının zorlaması, kolundan çekmesi ile Kız evi tarafına çekilir. Aynı oyun ikinci kez tekrarlanır. Bu sefer Erkek Evinin kadınları önce başlar söylemeye. “bizim ALİLA” yerine de “Hebib (Habib) ALİLA” diye söylenir bu kez. Erkek Evinin kadınları, gördükleri güzel kızın ismini verirken Gelin Kızın ismini verirler. Kız Evinin kadınları ne kadar dirense de Gelin Kız, Erkek Evi kadınları tarafından kendi taraflarına çekilir. Böylece ALİLA ‘nın 2. Bölümüne geçilir.

    2.Bölüm

    Erkek Evinin kadınları ve Kız Evinin kadınları birleşerek el ele tutuşur ve bir daire oluşturur. ALİLA ‘nın aslı uzun kısmını hep bir ağızdan söylerler:

    Menevşe buldum derede
    Sordum evleri nerede
    Üçü beşi bir arada
    Şen-(Sen) gel menevşeli gelin

    Gelin gelin allı gelin
    Heyyanları pullu gelin (NAKARAT)

    Menevşesi dutam dutam
    Arasına güller gatam
    Gaçam bir yalıñız yatam
    Şen gel menevşeli gelin

    Gelin gelin allı gelin
    Heyyanları pullu gelin (NAKARAT)

    Menevşe boynunu eymiş
    Yaprakları suya deymiş
    A gız gelin yârin gelmiş-(ölmüş)
    Şen gel menevşeli gelin

    Gelin gelin allı gelin
    Heyyanları pullu gelin (NAKARAT)

    Evlerinin öñü marıl
    Sular akar harıl harıl
    Gız deñgiñi bul da sarıl
    Şen gel menevşeli gelin

    Gelin gelin allı gelin
    Heyyanları pullu gelin (NAKARAT)

    Evlerinin öñü iğde
    İğdenin dalları yerde
    Ak sıvalı hanay eve
    Şen gel menevşeli gelin

    Gelin gelin allı gelin
    Heyyanları pullu gelin (NAKARAT)

    Evleri var ekli köklü
    Sabanları gümüş oklu
    Çiñni yalabık tüfekli
    Şen gel menevşeli gelin

    Gelin gelin allı gelin
    Heyyanları pullu gelin (NAKARAT)

    Baçalarda bir gız gezer
    Baça çiçeğinden gözel
    Kınalı eller gayfa süzer
    Şen gel menevşeli gelin

    Gelin gelin allı gelin
    Heyyanları pullu gelin
    Ak sıvalı hanay evin
    Olasın has gulu gelin

    ALİLA ‘nın bu kısmı yine hep bir ağızdan 2-3 defa söylenen şu nakaratla bitiyor:

    Sen koylu ben koylu ALİLA yaaa koylu ALİLA yaaa koylu (2-3 defa)

    3.Bölüm

    Bu bölümde Kız evi ile erkek evi, birbirine şaka yollu eleştirilerini ve övgülerini mani (deyişleme) şeklinde söyler. Bazen Köyün mahalleleri arasında da mani söylenir.

    Deyişleme demeden (söylemeden) önce deyişleme diyecek olan kişi kendisinin deyişleme söyleyeceğini haber vermek için yüksek sesle:

    HEY YARANLAR HEEEEEEEY!!! diye bağırır. Diğerleri buyur söyle anlamına hep bir ağızdan:

    EYVALLAAAAAH! diye seslenirler ve böylece deyişlemeler söylenir…

    HEY YARANLAR HEEEEEEEEY!!!!

    EYVALLAAAAAAH!!!

    AVLI ALTINDA SULUK
    İÇİNDE MERCAN BALIK
    ŞU YABANIN GENÇLERİ
    ŞAMIDDIRIK ŞUMUDDURUK

    PAŞALARIN GENÇLERİNİN
    YÜZLERİNE NUR ÇALINIK YUUUUUUHHHHHH!!!! 🙂 🙂 🙂

    • Burcu Balcı Erdoğan said

      Serkan bu yazdıkların çok güzel,bunları toparlamak iyi olmuş emeğine sağlık yazıcıdan çıkarttım.Hatta oğlumun okuma bayramında bizim köyün kına gecesini çocuklara yaptıracağız.ögretmenimiz bizim kına gecemizi beyendi.Doğunun sıla geceleri meşhur.Aslında bizim de kına gecelerimiz ve alilalarımız çok keyifli,manilerimizin kına gecelerinde söylenmeside güzel. bende elime aldım ezberleyeceğim oğlumada ezberletecegim.

      • Serkan Demirel said

        Burcu Abla, sağol. Çok güzel düşünmüşsün. Alilamız çok güzel ama sadece Paşalarda biliniyor, bi de belki yakın köylerde bizim köyde böle bişi olduğu bilinyor ama oynanmıyor. Böylece tanınmasını sağlamış oluyorsun. Harika bi fikir, iyi düşünmüşsün. Hem ufaklığa öğretmen de çok hoş, böylece yeni nesiller unutup gitmez. Biz de büyüklerimizden öğrenmeseydik unutulup gidecekti di mi ?

  19. Muammer Çalışkan said

    Serkan kardeşimden Allahrazı olsun kültürünü,geleneğini,geçmişini yaşamayan toplumlar yok olmaya mahkumdur köyümüzdeki gençlere İnşallah örnek olursun. yukarıdaki katılımlara çok sevindim daha nice türkülerimiz,öykülerimiz vardır herkes,bildiğini,duyduğunu yazsınki üzerinde konuşalım tartışalım doğruya yakınını bulalım. herkese sevgiler saygılar.Muammer.

  20. meltem caran said

    ben bulkazlıyım ( gürpınarlı yani) bu tütkü Halamın türküsü :)))))
    bizde zaten paşalrdan gelioz….. Hocazade torunuyum:)

    • Kürşat Caran said

      Bu türkü ve anlatılan olaylar gerçek. Ben Gürpınarlıyım ve türküde geçen şahıs babamın halası oluyor. 96 yılında vefat etmişti, Allah rahmet eylesin …

      • Serkan Demirel said

        Kürşat Bey, evet adı geçen Fatma teyzeyi ben de tanıyorm. Benim Halamın kocası Muhittin Eren Bulkazlı. Fatma teyze öldüğünde liseye gidiyordum ben. Fatma Teyze benim de halamın eşi eniştem Muhittin Eren’in öz teyzesi oluyordu. Hocazadenin diğer kızı Zehra, eniştemin annesi… Haydar da amcası…

  21. Serkan Demirel said

    Meltem Kardeşim, bizim köyde Hocazadenin sülalesine Caranlar derler. Demekki Hocazade Dedeniz sülalesinin lakabını soyisim olarak almış. Bulkazlı Muhittin Ereni tanırsın. Sİvaslı ile Pınarbaşının arasında Shell benzin istasyonları vardı. Cengiz amca, ÜssünAğa kardeşleri. Ben Muhittin Erenin eşi Fatma eren var, o da paşalarlıdır. Onun yeğeni oluyorym. Kendisi öz halamdır. 🙂 Benim de babamın, babaannesi Caranların kızı, Hocazadenin kız kardeşinin kızı oluyor…. Akrabayız senle 🙂 🙂

  22. Hediye can said

    teşekkürü en çok fatma teyzem hak ediyor.çok güzel yorumladı.sağolsun.

  23. elif caran said

    Bu türküye konu bahsi geçen benim büyük halamdır. hocazade denilen şahısda babamın dedesidir. halam 96 yılında uşakta vefat etti. nur iç inde yatsın inşallah.ben gürpınarlıyım namı diğerle bulkazlıyım izmirde oturuyorum. izmir adliyesinde zabıt katibiyim. bu türküyü hep babamdan duyardım ve tabi türkünün tarihinide biliyordum . ama bu türküye burada rastlayınca çok mutlu oldum . türküyü ve hikayesini bu siteye taşıyan herkese çok teşekkür ederim. çünkü fatma halamı çok severdim. çok mükemmel bir insandı. Allah rahmet eylesin herkese selamlar.

  24. elif caran said

    Türküyü okuyan teyzede çok güzel okumuş. ağzına sağlık , bana eskileri hatırlattı . halamı gerçekten çok severdim. inanın gözlerim de tütüyor kendisi. allah rahmet eylesin. ayrıca benim için bir gurur kaynağı biliyormusunuz böyle bir halaya sahip olmam. ayrıca bir şey daha ben fatma halama çok benzerim. bunu onu tanıyan herkes söylüyor.

    • Serkan Demirel said

      Elif Hanım, Bulkazdaki Hocazede Paşalar Köyünden Bulkaza göç etmiş. Hocazadenin Paşalardaki sülalesinin ismi “Caranlar” yani sizin soy isminiz. Caranlardan benim bildiğim Hocazade, Osman Hoca ve kız kardeşleri benim dedemin anneannesi Fatma Ebem, bir kardeşleri daha var ama isimlerini bilmiyorum. Hocazade dedenizin kız kardeşinin ismi de Fatma 🙂 Ve benim Halamın ismi de Fatma 🙂 Fatma Halamın kocası Bulkazlı Rifat Erenin oğlu Muhittin Eren… Muhittin Erenin (eniştemin) annesi Fatma Yengeyle kardeş. Yani Muhittin Eren eniştem de Hocazadenin torunu… Fatma Hala, bu olay yaşandıktan sonra amcasının evine Paşalara gönderilmiş. Bu türküyü de Paşalarda yakmış. Paşalardaki birçok yaşlı bu türküyü bilir onun için. Muhittin Eniştemin teyzesi olduğu için Fatma halanın öldüğünü ben de hatırlıyorum, liseye gidiyordum sanırım… Böylece sizin de Paşalar Köyünden olduğunu öğrenmiş olduk 🙂 Geçmişinizi bilmeniz çok güzel…. Biz de biz paşalarlı olarak ve uzaktan akraba olarak buradaki paylaşımınızdn ve sizinle tanışmaktan mutlu olduk…Fatma teyzeye, Zeyde teyzeye, Hocazadeye ve tüm geçmişlerimize Allah rahmet etsin 😦

  25. sadettin polat said

    fatmam türküsünü annem şaziye polat sık sık söylerdi.bende ona sazımla refakat ederdim.buraya bende annemden duyduğum bir dörtlüğü eklemek istiyorum.Aklı basma fistanı-kıvrık keten astarı-kuru çayları doldurmuş-fatma kızın yasları. -(kuru çay sivaslı ile bulkaz arasında bulunmaktadır. ).

  26. hh yilmaz said

    güzel olmuş

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s