* PAŞALAR KÖYÜ WEB SAYFASI *

! PAŞALARLILARIN iNTERNETTEKi BULUŞMA NOKTASI !

Festival ; Ne Zaman Olmalı ?

Yazan: BATTAL YILMAZ 13/10/2009

26.05.2009 tarihinde sitemizde yayınladığımız ” Geleneksel Paşalar Köyü Pikniği ! ” başlığı adı altındaki haberi ve siz degerli hemşerilerimizin bu habere yapmış olduğunuz etkileyici yorumlar; Paşalar Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı sayın; Mehmet Yalçın tarafından dikkate alınarak, Festival tarihinin en uygun olduğu zamanın sitemizde sizlerin yorumları ile belirlenebileceğini ifade etmiştir ..

Yorumlarınızda ; ” Derneğimiz köyümüze faydalı mı ? Derneğimiz Köyümüz ve Paşalarlılar için neler yapabilir ? Derneğimiz sizce; taraflı mı , yoksa tarafsız mı ? Festival hangi tarihler arasında yapılmalı ? Festivalde ne gibi etkinlikler yapılmalı ? Festival sadece gündüz ile sınırlı mı kalmalı, yoksa gündüz değişik aktiviteler yapılıp, festival gecesi ise müzik ziyafeti gibi aktiviteler mi verilmeli ? Festival nerede yapımalı ? ….. gibi sorulara cevaplar olmasını istiyoruz .

2010 yılı yaz aylarında yapılacak olan; Paşalar Köyü Festivali en güzel zamanda, en çok katılımla beraber; her yaş grubunun büyük keyif aldığı unutamayacakları bir gün olur inşallah ….

35 Yanıt “Festival ; Ne Zaman Olmalı ?”

  1. Mehmet Yalçın demiş

    Dernekle ilgili her türlü haklı eleştirilere katılırım. Bu tür eleştiriler gelecekte daha özenli,düzenli ve az hatalı işler yapılmasına katkıdır.Biz emekliler bir başlangıç yaptık.Aslında belli bir yaş grubunun işi de değil bu. Herkesin katılması gerekir. Özellikle çalışan,genç aktif kesimin işin içine girmesidir temel olan.Hem doğrudan etkinliklere katılım,hem üyelik hem de yönetimde görev alınarak olmalıdır bu.
    Yalnızca emeklilere dayanılarak kısıtlı olanaklarla şu ana kadar hiç de küçümsenmeyecek çalışmalar yapılmıştır. Hiçbir karşılık beklemeden çaba gösteren,yaştaşları oyun masalarında zaman öldürürken birşeyler üretmeye çalışan bu insanlara teşekkür etmeyi, bir saygı görevi olarak düşünüyorum.
    Piknik ve gecelerle ilgili eleştirilerinize katılıyorum. Tarihler daha çok kişinin katılımını öngörerek saptanmalıdır. Duyurular daha önceden yayınlanmalıdır. Ancak bazen bu hiç de kolay olmuyor.Şu ana kadar hedef kitle olarak piknikte;öncelikle köyde oturanlar ve derneğe üye olanlar alındı. Yaz tatiline erken gidenler oluyor,sınavlar ve benzeri nedenlerle tatilin de hangi tarihte başladığı pek bilinemiyor.Ancak gelecek yazla ilgili düşünceler önceden iletilirse daha uygun bir tarih saptanabilir.Bununla birlikte herkesten proğramı zenginleştirecek,bizzat katkı sağlayacak öneriler de bekliyoruz.
    Gebze’deki geceyle ilgili olarak daha çok o çevrede oturanlar yer,tarih ve duyuruya karar veriyorlar.Dernekten de gidebilenler onların davetine uyarak katılıyorlar. Bu tür çalışmalar birkaç kişinin sırtında olmamalı,herkes duyuru görevine katılmalıdır.Tüm bu eksikliklere karşın orada yapılan son iki buluşmaya oldukça iyi bir katılım oldu,yeni hedefimiz,daha çok katılım,daha kaliteli proğram olmalıdır.
    Dernek Paşalarlılarındır. Herkes üye olur,yönetime katılır,maddi-manevi destekte bulunur.Katılım çok yönlü olmalıdır.’Her şey Paşalar için’temel sloganımızdır.Daha çok fazla iş var yapılacak.Haydi gençler,çalışanlar,köyde oturanlar,yurt dışında oturanlar,esnaflar,memurlar,işçiler,öğrenciler,emekliler…v.b. Herkes gücü oranında kimi emeğiyle,kimi ekonomik gücüyle,kimi kalemiyle…v.b.
    Herkese sevgiler,saygılar,başarılar,sağlıklı günler…

  2. Serkan Demirel demiş

    Evet, Battal Abi, daha önce hep diyorduk bu pikniğe Paşalarlı gençler olarak biz de katılmak istiyoruz ama her sene ilkbaharda yapıldığı için katılamıyoruz diye. Çok şükür sesimiz 8-9 ay sonra ulaştı bir yerlere. Yine de teşekkürler. Festival tarihi için en uygun zaman yaz ayları, hem memurların hem de yurt dışında yaşayan köylülerimizin yoğun olarak köye geldikleri temmuz ayı içinde olmalı.

    Yapılacak etkinliklere gelince, bunlar sponsorla alakalı şeyler. Köyümüzün geleneksel yemeklerinin verilmesi, alila, gaşık oyunları, belki daha sofistike bişeyler düşünülebilir. Ama önce bir hangi formatta yapılacak onu görmek, ona göre öneri sunmak lazım, hiç katılamadığımız için neye benzer bilmiyoruz :)

    Ayrıca dernek yöneticilerinin de çok dikkatli olmaları, tüm köyü-köylüyü kucaklamaları lazım butür etkinliklerde. Benim şahsen yaşadığım bikaç olaydan sonra dernekle ilgili düşüncelerim değişti. Tüm köylüyü değil, bazı köylüleri kucaklayan bir zihniyet sezinliyorum dernekteki bazı kişilerde. Ne yazık ki…

    Umarım köyümüzün güzelleşmesi ve iyileşmesi için, köylülerimizin yılda bir kaç kere de olsa bir araya gelebilmeleri için güzel bir fırsat olur. Her türlü ikiliği bırakarak birlik içerisinde eğlenilen bir festival olur. Şimdiden kolay gelsin diyorum…

  3. Battal Yılmaz demiş

    Festival tarihi için en uygun zaman; temmuz ayının son iki haftası veya ağustos ayının ilk haftası olmalı ! Nedenine gelince; yurt dışındaki okulların yaz tatilinin sadece 5 hafta olması sebebiyle, gurbetci hemşerilerimiz yoğun olarak bu haftalarda köyümüzde bulunabilmektedirler.

    Festivalde ne gibi etkinlikler yapılabileceğini, farklı festivallere katılan hemşerilerimiz mutlaka vardır, onlar diğer görmüş oldukları festivallerdeki; güzel etkinlikleri burada bizlerle paylaşabilirler.

    Amaa son yapılan festivalde çocuklar için yapılan çuval yarışı, hemşerilerimiz tarafından çok beğenilmiş. Eski resmi bayramlarda yapılan yarışmalar ve etkinlikler, köyümüzde yoğun bir ilgi ile karşılanırdı. Maalesef Okulumuzun da kapanması dolayısı ile köylülerimiz bu tür etkinliklerden mahrum bırakılmıştır. Yılda birkez olsun bu tarz etkinliklerin yapılması; çocuklarımıza neşe, yetişkinlerimize de keyif katacaktır, diye düşünüyorum.

    Festivalin maksadı; her yaş kitlesine hitab edebilmeli, Birlik ve Beraberlik duygularını kabartmalı ! !

    Yapılacak olan festival; güzdüz bahsettigmiz bu etkinlikler ve yarışmalar ile dolu dolu olmalı, yemekler yenmeli, gecesi ise her yaş kitlesine hitab edebilecek bir müzik grubunun; hemşerilerimize keyifli, huzurlu, unutulmayacak bir gece yaşatılması sağlanmalıdır….

    Festival gündüz, uygun bir piknik alanında yapılabilir, ama gecesi köy merkezinde yapılmalı … Çünkü herkes gelebilmeli, sıkılan kişiler biraz dolaştıktan sonra tekrar geceye katılabilmeli …

    • savaş yağcı demiş

      “Festival tarihi için en uygun zaman; temmuz ayının son iki haftası veya ağustos ayının ilk haftası olmalı ! Nedenine gelince; yurt dışındaki okulların yaz tatilinin sadece 5 hafta olması sebebiyle, gurbetci hemşerilerimiz yoğun olarak bu haftalarda köyümüzde bulunabilmektedirler.” Avrupada öğrenciler sadece 5 hafta mı tatil yapıyor. Bizdeki tatilin 3 ay gibi uzun ir süre olması eğitimdeki geri kalmışlığın asıl sebeplerinden biri olsa gerek. Türk öğün çalış güven demiş atam… Maaşallah, biz çalış dendikçe yatıyoruz :)

  4. Mehmet Yalçın demiş

    Dernekle ilgili tartışmaların başlamasına sevindim.Umarım daha içerikli,daha doyurucu,gelişime katkıda bulunucu,önyargılardan arınmış,eleştiri yada övgülerle sürer.Genç meslektaşım Serkan Demirel’e ilgilerinden ötürü teşekkür ediyorum.Şu ana kadarki çalışmalarımızda gerçekten tüm köylülerimizi ayırımsız kucaklamaktı amacımız.Başka türlüsü ne olabilir ki…Benim kişi olarak hiçbir ön yargım olmadı Paşalarlılara karşı. Geçmişte köyde de görev yapmış bir kişi olarak,birçoğunuzun dedelerinizle,babalarınızla ve hatta sizlerin kuşağıyla sıcak iletişim kurmaya çalıştım,çalışıyorum.Ancak zaman konusunda sorunum olduğu için hala ‘çok istediğim halde’ köye yeterince gidip kalamıyorum.
    Özellikle hala önyargıları kıramadık.Dernek kadar herkes kendini de sorgulamalı bu konuda,beklentinin ne olduğu bilinmeli.Derneğin olanakları düşünülmeli.İstenenlerin yerine getirilebilirliliği irdelenmeli.Ben bu konuda neredeyim,bu işin neresindeyim denilebilmeli.
    Pikniklerden birkaçına Nuri Çiçek muhtar oldu diye karşıtları,birine Muhtarın kendisi ve en son olanına muhtarlık seçimini kaybedenlerin bir bölümü katılmadı ya da katılamadı… Değerlendirildiğinde karmakarışık bir tablo çıkıyor ortaya. Peki derneği bu ölçülerin hangisine göre ölçülendireceğiz.
    Dernek Paşalar için birşeyler yappmak isteyenlerin çabasıyla kuruldu. akimse onu biryerlere oturtmamalı,niye öyle bir amacı olsun ki… Olabildiğince her yaştan,kesimden,meslek grubundan tüm Paşalarlıları bir arada görmek,ortak güçle birşeyler yapılmasıdır amaç.
    Umarım bu yılki Piknik buluşması sizlerin de katkısıyla daha görkemli,doyurucu ve işlevsel olur.
    Şimdiden herkes görev başına ve iş üretmeye.

    Selamlar,sevgiler…

    Not:Serkan Dernekle ilgili düşüncelerini olumsuz olarak etkileyen olayı çok merak ediyorum… Yazmayı sakıncalı buluyorsan telefonla bana iletirsen sevinirimi.Tel:0533 351 66 23

  5. hasan ali kocakulak demiş

    tarih olarak temuz ayinin son hafta sonu olabilir .her zaman herkez ona gøre isini ayarlar katilmak isteyenler.saygilar

  6. Serkan Demirel demiş

    Yanlış anlaşılmak istemem. Yapılan hizmetlere karşı her zaman büyük saygım var. Şurada bilgisayar başında oturup bir site yönetmenin, bilgi toplamanın yayınlamanın ne kadar zor olduğunu biliyorum-sağolsun Battal Abi, tüm işinin gücünün arasında köy sitemizi en güzel şekilde güncel tutuyor- bir derneğin yöneminin bizzat sahaya inmenin ne kadar sıkıntılı olabileceğini tahmin edebiliyorum. Elbette birçok yaşıtı gibi kahvehaneye gitmeyerek dernekte toplanan, köyümüz için bişeyler yapmaya çalışan siz değerli büyüklerimi de takdir ediyorum. Ben de bir Paşalarlı olarak köyümüzü çok seviyorum. Bu iş için zaman harcayanları takdir ediyorum, mesela Yörüküssün Dedemin Odanın açılışında çok da sıcak karşılanmama rağmen büyük bir mutlulukla gittim, katıldım, hizmet ettim. Hepinizi sayıyor-seviyorum. Ama nedense bazı büyüklerimiz bize hep önyargı ile yaklaşıyor. Ben siz sorduğunuz için anlatayım. Kesinlikle bir tartışma çıkarmak için değil, belki kendileri de bilerek-isteyerek yapmamışlardır ama bilinçaltına yerleşmiş bir önyargı var. Somut bir örnek üzerinden : 3-4 yıl önce Uşakta Paşalar gecesi düzenlendiğini öğrendim, Şükran Teyze ile Ergül Teyzenin geceyi şenlendirdiğini, çok güzel geçtiğini filan. Ertesi yıl yine dernek bir gece düzenledi, babamları ben zorla ikna ettim ve biz de ailecek katıldık. Gece gayet güzel geçiyordu, babam sigara içmek için dışarıya çıktığında çekiliş yapıldı ve bizim aileye de bir hediye çıktı. Babam olmadığı için hediyeyi ben almak durumunda kaldım. Ben “sunucunuzla” tokalaştım tam hediyeyi alıp yerime geçecektim ki “sunucu” bir nutuk çekmeye başladı. Ben tokalaşırken kafa tokuşturuyormuşum, Demircilerin benim gibi oğlu olmazmış-yakışmazmış…. vs. Bin kadar Paşalarlı’nın önünde demediğini bırakmadı, hayatımda o günkü kadar utandığım başka bir gün hatırlamıyorum. Ben orda söylendiği gibi o siyasi görüşe mensup birisi değilim, hatta bilenler bilir birçok yönden eleştiririm onları. Ama iddia edildiği gibi kafa tokuştursam ve o siyasi görüşe mensup olsam bile -bunun yüzlerce insanın önünde aşağılanacak bir durum olduğunu sanmıyorum. Dernek iddia edildiği gibi tüm Paşalarlıların derneği ise Paşalarda sadece a görüşünde insanlar yok, kafa tokuşturanı da Hacısı da Hocası da var. Dernek yöneticilerinden birçoğunun çok da demokratik bir düşünce sistemine sahip olmadıklarını, tek tipçi insan istediklerini anlıyorum ben burdan. O gece ben artık bin kişinin önünde “sunucunuzdan özür dileyip “çağdaş bir insan gibi” tekrar tokalaşıp Demirciler sülalesine yaraşır bir evlat olarak yerime oturdum. Ortam bir anda gerildi, ben itiraz edip bir iki laf etsem hiç hoş olmayan olaylar yaşanacaktı, biliyorum, çünkü o aşağıladığı siyasi görüşe mensup insanlardan da salonda vardı ve onlar ayağa kalmaya başladılar. Buna benzer bir iki vaka daha anlatmaya gerek yok; var ve malesef dernek yönetimindeki bazı emekli büyüklerimiz evet köyümüz için fedakarlıklar da yapıyorlar ama köydeki bir kesimi hep hakir görüyorlar, onlara yukarıdan bakıyorlar… Bunu ben çok acı bir şekilde yaşadım ve bu yönde bir ayrımcılık olduğunu biliyorum. O tarihten sonra da derneğin yaptığı gecelere katılmadım, yönetimdeki bu fikriyat değişmedikçe, SİZİN YUKARDA HATIRLATTIĞINIZ KATKILARI VERMEM-ETKİNLİKLERE KATILMAM-VE BU İŞİN DIŞINDA DURMAYA DEVAM EDERİM. Neden katılayım ki bir ulu kişi daha selamlaşmamla, inanışımla-ibadetimle-yaşayışımla-kıyafetimle dalga geçsin, alay etsin diye mi? Farklılıklara tahammül edemediğimiz müddetçe başarılı olamayız. Eğer bazı büyüklerimiz kabul etmek istemiyorsa bizi derneğe, Derneğin ismini “Paşalarlı Emekli ….Partililer Derneği” olarak değiştirsinler ya da herkese her yaşam biçimine saygılı olun derim. Onlar istemese de biz de Paşalarlıyız…

    • Mehmet Yalçın demiş

      Serkan;Söylediğin olay gerçekten tatsız ve derneğin genel yapısını yansıtmıyor. Çünki dernek siyasi bir kuruluş ya da uzantısı değildir.O davranış geceyi sunan arkadaşın kişisel davranışıdır. Derneğin genelini temsil etmez. Umarım kendisi bu konuda bir açıklama yapar.
      Elbette dernek üyelerinin ve şu anda yönetimde bulunanların tıpkı sizler gibi kişisel siyasi tercihleri vardır,olmalıdır da.Bu demokrasinin ve Cumhuriyetçi yönetimlerin gereğidir ve dengeler açısından gereklidir de.
      Dernek siyasetle doğrudan ilgilenmez.Ülke yasalarına göre çalışma gösteren,demokrasiyi savunan,Cumhuriyet ilkeleri doğrultusunda çalışan çağdaş,modern herkesin iş,aş sahibi,eğitimin,sağlık hizmetlerinden herkesin parasız yararlandığı v.b. Atatürk’ü unutmayan,herkesin düşünce ,ibadet,inanç özgürlüğünü uygulayabildiği bir Türkiye…
      Hatta bunlar bile Paşalar sevgisi ve oraya birşeyler yapabilmekten sonra gelmelidir.
      Ayrıca bu yazdıklarım bile çoğu yerde benim yorumumdur. Yoksa derneğe bizleri bir araya getiren,birlikte iş üretmememizi sağlayan bir kurum olarak bakmak gerekir. Hepimiz de bazı konularda özenli olmalı,derneğe olabileceğinden fazla misyon yüklememeliyiz…
      İsteyen gider siyasi bir partiye üye olur, siyasi çalışmalarını orada yapar,bu onun derneğe üye olmasına engel değildir.Ancak dernek çalışmalında esas olan genel çerçevedir.

      Selamlar,iyi çalışmalar…

      • Battal YILMAZ demiş

        Madem ki, ” Dernek siyasi bir kuruluş ya da uzantısı değildir ” diyorsunuz , peki o zaman, o gecede; Serkan kardeşimizi aşağılayan, utandıran ve horgören O kişiyi neden uyarmıyorsunuz veya Derneğimize siyasi görüşlerini karıştıran O kişiyi neden üyelikten çıkarmıyorsunuz ?

        Eger ki Siz; Derneğimizde ayrımcılık yok diyorsanız ve buna da milletimizi inandırmak istiyorsaniz, O kişi gibi taraflı ve ayrımcı kişileri aranızda tutmazsınız !

        Ama yine de; O kişi sizin içinizde bulunuyor ve barınıyorsa, boşu boşuna kimseyi kandırmaya çalışmayın ! Aksi halde; Sizin bu süslü, politik ve mahsumcuk yorumlarınıza kimse inanmaz ..

        ……. BÜTÜN PAŞALARLILARIN,
        ……. BiRLiK ve BERABERLiKLERi ADINA;

        ……….. SAYGI ve SELAMLAR ……….

      • sakin demiş

        BUYRUN CENAZE NAMAZINA,,,battal kardeşim,dernek olsun,bu site olsun paşalarlıların birlik beraberliğini amaçlaması gerekir,yalnız,yaptığın yorum herkesi biraz daha birbirinden uzaklaştırıyor,,,

      • Serkan Demirel demiş

        Burda yersiz bir tartışma başlattığım için özür dilerim. Ancak burda bir gerçeğe parmak basmak zorunda hissettim kendimi. Anlattığım olay malesef bireysel-münferit bir olay değil ve burda bir şahsı suçlamak da istemiyorum. Burda olay zihniyetle alakalı. Güneş balçıkla sıvanmaz, sanki böyle bir şey hiç yokmuş gibi geçiştirilecek bir şey değil. Biraz daha eleştirel yaklaşabilseniz keşke. Acaba hiç düşünmüyor musunuz, evet dernek siyasi bir kuruluş değil ve zaten siyaset yapması da dernekler kanununa aykırı. Ama neden derneğimizde yönetimde sadece bir siyasi görüşü temsil eden insanlar var. Herkesin elbette belli bir siyasi görüşü olur, bunu savunmak da en doğal hakkı. Ama bunu derneğin politikalarına yansıtmamak gerekir. Mesela dernek köyün camisinin tamiri için toplanan paraya neden engel olmaya çalışır. Köyün başka ihtiyaçları varsa (Kanalizasyon gibi) onun için de ayrıca para toplanabilir. Ama camiye ne gerek var, şu şu öncelikleri varken derseniz bu kesinlikle yanlış anlaşılır, siz samimi olsanız bile yanlış anlaşılır. Bence derneğin zihniyetini değiştirmesi lazım. Biraz daha birbirimizin farklılıklarına tahammül edebilmeliyiz. Bu bakımdan mesela dernek yönetimi olarak köyümüzden diğer siyasi görüş sahiplerinin de dernek yönetiminde görev almasını sağlasanız, insanlar da derneğin nasıl işlediğini tam olarak anlasalar, kafalarındaki soru işaretleri gitse, birlik ve beraberlik için çok büyük bir adım atılmış olur.

      • Battal YILMAZ demiş

        Merhaba Sakin Abi ! Yorumunu okudum ve üzüldüm.. Ortalığı karıştırmakla suçlamışsın beni … Yani Haksızlığa uğrayanlar olarak, dışlananlar olarak; hakkımızı aramanın adı ortalığı karıştirmak ise, bundan sonra kimse hakkını aramasın !!

        Yorumunda demişsin ; ” Dernek; Paşalarlıların birlik ve beraberliğini amaçlaması gerekir ” , ama işte benim yorumumda derneğimizin bu bahsettiğin olguyu tamamlaması için; aralarında Derneğimize siyaset karıştıran O kişileri, aralarından çıkarmalılar kii, Derneğimize kimse laf edememeli!!

        O kişileri aralarında bulundurmaları; O kişinin Derneğimizce bir yanlışının olmamasının bir göstergesidir. Yani dolayısı ile Derneğimizin zihniyeti bu şekilde açığa çıkmış olur …

        Dünya genelinde; yanlış yapanlar hangi kurumda olursa olsun, ya uyarı yapılır, ya da kurumdan uzaklaştırılır.. Kuruma LEKE bulasmasın diyee …

        Ben , Site yöneticisi olarak, elimden geldiği kadarıyla, Köyümüzün reklamını yapmak ve Bütün hemşerilerimizi bu adreste toplayıp, birbirleriyle kaynaşmalarını sağlamak için büyük çaba sarfettiğimin inancındayım…..

        …………… SAYGI ve SEVGiLER …………..

      • sakin demiş

        sevgili battal;bu sitede daha önce de kırıcı tartışmalar yaşandı.bu tür tartışmalara bir kişinin bile keskin bir yorum yapmasının neden olduğunu sen daha iyi bilirsin.mehmet hocanın nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu herkes bilir(ha siyasi görüşü farklıdır)yorumunun son paragrafı bana göre oldukça kırıcı.birde dernek yönetiminde farklı görüşe ait kişi yok diye yazmışsın.bu ay sonunda genel kurul varmış,bakalım kaç kişi katılacak kurula,mehmet hoca bildiğim kadarıyla zoraki olarak başkanlığı devraldı ve zoraki olarak devam ettiriyor.kimse elini taşın altına koymak istemiyo,biz yılarca dernekle beraber çalıştık,güzel işlerin yapıldığını da biliyorum(en azından,çevremiz ağaçlandırıldı,çöp sorununa ön ayak olundu vs.)yalnız köyümüzde öyle bir huy var ki,bilir bilmez her konuda görüş bildirir,muhalefet yapar.derneğe 10 lira para toplanır millet 500 liralık iş ister.malesef bizim köyümüzde herhangi bir şeyi yönetmek oldukça güç.lütfen yorum yaparkenken keskin kırıcı olmaktan uzak duralım ve köyümüzü uçlara ayırmayalım,,,selamlar.

  7. Ahmet demiş

    Bence de festival, temmuz ayının son haftası veya ağustos ayının ilk haftası olmalı. Festivalde yapılacak olan aktivitelere gelince de, çocuklar için ayrı, gençler için ayrı, yetişkinler için ayrı ve yaşlılarımız için ayrı yarışmalar düzenlenmeli. Herkesin keyif alması için, bütün bunlar gerekli bence… Mesela biz gençler için mini futbol turnuvası düzenlenebilir, yetişkinler için şarkı yarışması, mani atışma yarışması düzenlenebilir, çocuklar için Battal abimin bahsettiği yarışmalar düzenlenebilir..

    Benim anlattığım gibi bir festival düzenlenirsë, bütün Paşalarlıların festivalden büyük keyif alacağından eminim …

    • BÜLENT ÖZGÜR demiş

      lütfen yorum yaparken soy isminizide yazında kim olduğunuzu anlayalım.kim AHMET?

  8. duhancanyılmaz demiş

    Sanırım hepinizden gencim..Ve şunu söylemeliyimki Battal abi bana bunu söyleyene kadar haberim yoktu..Ona çok teşekkür etmek istiyorum bu kadar ilgilendiği ve binlerce km uzakta olmasına rağmen köyünden kopmadıgı için..Bence festival yaz aylarının en kalabalıgı olan temmuzda ve sonlarına doğru olmalı.Özelliklede gençlerin katılımı sağlanmalı ve birbirini tanımayan insanların tanışması,eğlenceli vakit geçirmesi,dostluklar kurması amacıyla planlanmalı..gündüz bi yemek akşamda canlı müziğin oldugu bi eğlence köy meydanında tertip edilebilir
    saygılarımla..

  9. Veli YILMAZ demiş

    Köylülerimizin çoğu temmuz ayında köyde olduğuna göre en uygun zaman Temmuzun 2. haftası Pazar günü olmalı…

  10. HÜSEYİN ÖZMEN (PAŞALAR KUYUMCULUK) demiş

    Köyümüzün festivalinin sağlıklı ve verimli olması için;Dışarıdaki gurbetcilerin,memur ve esnafların gelebileceği zamanın tespiti dikkate alınmalıdır.Benim kanaatim Temmuz ayının son haftası veya ağustosun ilk haftasında olması uygun olacaktır.

    FESTİVALDE BULUŞMAK DİLEĞİYLE HERKEZE SELAMLAR…

  11. Mehmet Yalçın demiş

    Serkan, gecede sunucunun davranışı ile ilgili görüşlerimi bir önceki yazıda sunmuştum.aynı yazıda çok daha önemli eleştirilerin var.Örneğin oda(müze)açılışına katıldığını ancak pek sıcak bakılmadığını söylüyorsun.Sorumluluk taşıyıp katıldığın ve gelenleri ağırlamada yardımcı olduğun için teşekkür ederim.Ama sana orada kim niye farklı davransın?Bu kadar alıngan olma,bence,tam tersine sen de ev sahibi gibi davran,bu hepimizin işi…Ya da derneği yönetenler birilerini hakir görüyorlar diyorsun,bence bu çok ağır ve o denli haksız bir itham.Farklılıklara tahammül edilmelidir diyorsun… Ama arkasından birşeyler değişmedikçe destek vermem,etkinliklere katılmam diyorsun… Yani farklılıkları reddediyorsun…Kolaycılığı seçiyorsun.Oysa temel olan her şartta, olumsuz koşullara karşın, iş üretilmeye çalışılmalıdır.
    Kimse kimseyi dışlama,reddetme,istememe v.b. hakkına sahip değil.Bunu yapanlar kendini küçültür.Kendine güveni olmayan aciz insanların başvuracağı bir yöntemdir bu.
    Bu tür çalışmalarda önemli olan ayrı düşünülen değil,ORTAK NOKTALARIN ÖN PLANA ÇIKARILMASIDIR.
    Yoksa aile içinde bile ortak işler yapmak ve davranmakta zorlanırız.
    Sanıyorum bizim en büyük sorunumuz kuşaklar arasında iletişimi sağlayamamız. Örneğin ben, tam sizlerin yetişme çağınızda on bir yılı sürekli olmak üzere 25 yıl dışarda kalmam,köylülerimi hatta yakın akrabalarımı fiziksel olarak tanıyamamı getirdi.Örneğin seni bile akraba olmamıza karşın umulmadık bir yerde görsem tanımaya zorlanabilirim.Belki de bu yazışmalaların en yararlı yönlerinden biri bu oldu.Örneğin Battal’ın varlığını da bu site aracılığıyla tanıdım. Yukarda senin için söylediklerim onun ve daha birçok genç arkadaşlarımız için de geçerli.Doğru dürüst tanımadığımız bu arkadaşlarımız için bizim nasıl bir yargımız olabilir ki. Aynısı sizler için de geçerli.Yalnızca duyumlarla,aktarımlarla ve bunlardan gelen birikimlerin oluşturduğu ön yargılarla davranmak hepimizi yanılgıya götürür.Selahattin Yüksel’i bile ben bilmem kaç yaşımda dernek içinde gerçekten tanıma fırsatı buldum.Keşke buna çare olacak başka daha etkin bir yöntemi bulabilsek.Zaten derneğin özellikle Piknik ya da gecelerle sağlamaya çalıştığı bu. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda kısmen olabildi.Ancak örneğin sizlerin eksiklikleri,yanlışlıkları,dile getirip daha kapsamlı olmasını istemeniz,şu ya da bu şekilde,müdahaleniz,tartışmaya katılmanız bana umut verdi.Demek ki öncelikle duygulara hitap eden bu tür çalışmalar herkesin katkılarıyla ön plana çıkarılmalı.Burada asıl görev genç ve dinamik güçlere düşüyor.

    Öncelikle ortak noktalar ön plana çıkarılmalı demiştim. Örneğin TÜRBE,yazında da irdelediğin gibi, yüzlerce yıllık köyün belki de sembolü sayılabilecek bir yapı,hepimizin gözleri önünde yok olup gidiyor.Beş yılı geçkin süredir bürokratik engelleri aşamadık.Belki de yöntemimiz yanlıştı.Belki gücümüz yetmedi.Bize en son söylenen (yapılan keşif sonunda),çok büyük ekonomik güç ve teknik çalışma istediği. Yani boyumuzu aşan bir iş..Örneğin bunu ön plana çıkarıp herkesten tartışmaya katılmasını ve önerilerini,yardımlarını isteyebiliriz.Tanıdığımız bürokratları,teknik adamları sözün kısası her türlü ilişkiyi kullanmalıyız.

    Selamlar,iyi çalışmalar..

    • Serkan Demirel demiş

      Mehmet Abi, burda şuanda tartıştığımız mesele aslında Türkiyenin genel sorunu. Köyümüzdeki farklılıklar gibi ülkemizde de birçok farklılıklar var. Ben bunların bir bütün içerisinde, herbirinin kendi tatlarını muhafaza ederek ortak bir tat oluşturması taraftarıyım. Aşure tatlısını bilirsin. İçine birbiriyle alakasız enva-i çeşit sebze-meyve-bakliyat konulur ama ortaya muhteşem bir tat çıkar. Ülkemiz de bir Aşure tatlısı aslında. Ben yapılan etkinliklere katılmam derken bile bir kızlığımı ifade etmişim, yoksa daha geçen yaz yapılan açılışta Yörükhüseyin Dedemin odasında ne işim vardı. Ama şunu da belirteyim ki dernekteki emekli bazı büyüklerimizde aynı şeyi gözlemleyemiyorum. Evet siz belki Avrupada kaldığınız için daha demokratik bir tavır içerisinde olabilirsiniz ama bu sadece sizinle sınırlı. Sizin söylediğinizi şuan dernekte kaç kişi söyleyebilir ya da söylese de kaç kişi icraata geçirebilir. Bu aynı şuna benziyor, bir partinin mensupları, önce biz inanç-ibadet özgürlüklerine karşı değiliz diyorlar. Sonra o zaman gelin şu başörtüsü problemini çözelim dediğinizde ülkemizde başörtüsü sorunu yoktur diyorlar. Önce dindar insanlar kızlarını neden okutmaz-cahil diye eleştiriyorlar, sonra okutacağım dediğinizde okuldan içeri almıyorlar. Aynı kız gidip avrupada üniversite okuyabiliyor dediğimizde ülkemizin koşulları diyorlar. Özgürlükleri en çok savunması gerekenler, en tutucu kesim oluyor.
      Evet, derneği yönetenler,bir kesimi hakir görüyorlar; derken şahsınızdan bahsetmiyorum, dernek yönetiminde aktif olan insanlardan bahsediyorum. Ve bu bence yanlış değil. Mesela iki yazdır “Avrupa’da yaşayan ve her ikimizin ortak akrabası olan bir büyüğümüz” benim okuduğum gazete ile dalga geçiyor, en son bu yaz kalbini kırmak zorunda kaldım. Ben hiç kimsenin inancına ve inançsızlığına karışmam, karışamam ve saygı duyarım. Ama kendi inançlarıma da saygı duyulmasını isterim. Kolaycılığa kaçmam, rahatlıkla herkesimden insanla anlaşabilirim. Mesela siz bir cemevine hiç gittiniz mi bilmiyorum ama ben bir çok kez cemevine gittim ve cem ayinine katıldım, dergahlara da gittim, Abim bilir birahanelere gittim ama içki içmem. Ama gittiğim mekanda saygı önşart olmalı. Nasıl ben karşımdaki insanın bira içtiğine karışmıyorsam karşımdaki de bana bira içirtmeye çalışmamalı veya içmiyorum diye dalga geçmemeli. En azami saygı kurallarının uyulmadığı bir ortamda bulunmak istemem, hiç kimse kendisine saygı gösterilmeyen dalga geçilen bir ortamda bulunmak istemez, bu kişinin kendisine duyduğu özsaygısı gereğidir. Birileri bana hakaret ederken sağol sağol çok güzel oluyor diyecek halim de yok, ama şunu da yapmam. Birisi bana hakaret etti diye ben de ona hakaret etmem, bu olay 5-6 sene önce olduysa bunu ilk defa burda söylemem de bundandır. “Kötü bir sözle karşılaştığınız zaman onlara cevabınız “Selam” olsun” ayeti düsturumdur. O olayda da karşımdaki kişiye cevap vermemem sadece gülüp geçmem bundandır, yoksa konuşmasını bilmememden değil karşımdakine herşeye rağmen bir büyüğüm olarak saygımdan. Evet, sizin neslin yeni yetişen nesli tanımadığına ben de katılıyorum. Bizi hala eski tip karşı taraflar sanıyorlar, oysa bugün Türkiyenin çok farklı bir gençliği var, 1970-80′li yıllarda birbiriyle mücadele eden gençlik yok en azından biz öyle değiliz. Ve olmayacağız yalnız tek beklediğimiz saygı. Bu ülkede-köyde herkese yer olmalı aşura tatlısı gibi ve herkes kendi tadıyla ülkemizin ortak tadına bir katkıda bulunmalı. Belki bizde eski kuşaklar gibi entellektüel bilgi ve düşünce çok yoktur, 80′lerden sonra düşünmenin yasak olmasından dolayı biz televizyon çocuğu olarak büyüdük, hazır bilgiye alıştırıldık, araştırma yeteneğimiz gelişmedi ama şuan dünya değişiyor ve eski kuşaklar bunlara uyum sağlamakta zorlanıyor. Derneğinizdeki bazı emekli büyüklerimin yanında onun için rahat davranamıyoruz. Burası köyümüzün sitesi böyle konular ise burada tartışılacak meseleler değil pek. Bu yüzden köylülerimizden ve site yöneticisi Battal Abiden özür diliyorum.

      Ayrıca benim en büyük hayalim Türbenin ayağa kaldırılması, yıkılmasının engellenmesi idi. Bilmiyorum şuanda Vakıflar dünya kadar para akıtarak eski eserleri restore ediyor, acaba gerçekten bu kanalları tam kullanamıyor muyuz? Elbette maddi olarak bizim köyü aşabilir amadevlet bu konuda eskisi gibi değil gayet bonkör davranıyor :) ) Ben bu yaz köyümüzün eski imamı ve damadımız olan İbrahim Abi ile görüştüm, o bazı ilerlemeler kaydedildiğini restorasyon yapılacağını söylemişti. Ama işte yukardaki yazımda da değindim, İbrahim Abi köyümüze sonradan gelmesine rağmen şehir şehir dolaşıp para topladı cami tamiratı-onarımı için ama eski muhtar Nuri Çiçek dernekten de bazılarını arkasına alıp Cami yapımını engellemeye çalıştılar, siz ne kadar bu işleri biliyorsunuz bilmiyorum ama ben Nuri Çiçeğin Kaymakamlığa inşaatı durdurmak için dilekçe verdiğini ancak İbrahim Abinin bir iki gün önce davranıp inşaat için gereken onayı aldığı için yapıldığını, işi elden takip etmese caminin tamir edilemeyeceğini biliyorum.

      Türbe inşaatında da aynı şey söz konusu olmasın. Çünkü Türbe sadece bizim köy için değil tüm Karahallı için önemli. Karahallı da ve hatta çevresindeki bir çok köyde başka bir türbe yok,zaten siz de bilirsiniz Türbeye itikadi olarak inanan sadece bizim köylüler değil, biz küçükken bile çevre köylerden birçok insan geliyordu. Eğer Türbenin tamiri için para toplansa sadece bizim köyden değil tüm çevre köylerden yardım eden olur. Önemli olan gerekli bürokratik izinleri alabilmek. Bunun için de Hükümetle biraz daha sık temas kurmak gerekir, oysa işte benim bahsettiğim zihniyet değil temas kurmayı aynı ortamda bulunmaya bile tahammül edemiyor, işte görüyorsunuz mektupla konuşmak zorunda kalıyorlar :) )) Türbenin tamiratı bizim için çok önemli olmalı, yıkılıp gitmesine içim elvermiyor ama elimden bişey de gelmiyor, elinden birşey gelebilecek insanlar da bu konuda ne kadar dertli onu bilmiyorum. Yani Türbe deyince bile bazılarının ağzının tadı kaçabilir, bilmem ne kadar para neden bu harabeye ödeniyor köyümüzün başka ihtiyaçlarına harcansın diye homurdananlar olabilir. Cami yapımında olduğu gibi. Oysa belki Amerika kıtasının keşfinden bile eski bir tarihi eser varsa köyümüzde :) buna sahip çıkılmalı, el birliği ile tadilatının yapımı sağlanmalı. Sadece Türbe değil mesela deredeki kilise kalıntılarına da (belki bizim köyde örende-ömeravganda-çeşme yanda da vardır) sahip çıkılmalı. Belki bunlar direk bizle alakalı şeyler değil ama şuan bize emanet edilmiş. Bazı ulusalcıların dediği gibi Hristiyanların ülkemizde kutsal mekan oluşturma çabaları olarak görmüyorum ben. Bizim atalarımız onlardan rahatsız olmamış ki en kutsal mekanları olan Türbede ve camide kullanmışlar, onlar bizden çok daha fazla hoşgörülü imiş, biz şimdi en ufak bir şeye tahammül edemiyoruz. Mesela ben Selçuktaki Meryemana kilisesine gittim, Hristiyanlar mum yaktı, biz de Hz. Meryemin ruhuna Fatiha okuduk. Oraya binlerce insan ziyarete geliyor, Hristiyanların hacı olabilmeleri için ziyaret etmesi gereken 7 kiliseden biri imiş, biri de bizim deredeki kilise. Eğer orası inanç turizmine açılırsa hem Uşak hem de ilçemiz için çok büyük bir tanıtım faktörü olmaz mı? Derneğimiz Türbe ve bu kalıntılar konusuna eğilse, ideolojik-siyasi söylemler, sen-ben kavgası yerine bu konular tartışılsa köyümüze çok daha büyük bir hizmet sunmuş olurlar.

      Ayrıca köyümüzün çevresini ağaçlandırdıkları için çok teşekkür ederim. Köy için yapılan en büyük hizmetlerden (ve malesef başka çok yok) biri buydu, biz ilkokula giderken henüz devletimizin ekonomik sıkıntılarla boğuştuğu bir zamanda tamamen kendi imkanları ile yaptıkları bir çalışmaydı, sınırlı bir alan da olsa bugün 10-15 yaşında ve köyümüzün girişinde çok hoş bir manzara oluşturan Çamlıklarımız hakikaten köy için büyük bir hizmetti. Malesef o yıllarda bazı hayvan sahipleri tam kıymetini bilemediler, ama bugün ben Bekiköy yolunda gezmekten büyük bir keyif alıyorum. Keşke o yıllarda Sızıntı-Tavşantepesi vs ağaçlandırlısaymış, şimdi köyümüzün görünüşü harika olurdu. Yalnız derneğimizin yaptıkları bu esere sahip çıkmasına da istiyorum. Köyümüzde kalanların bir çoğu cahil ve ağacın önemini bilmiyorlar. Siz köyümüzde gerçekten sözü dinlenen büyükleri olarak yönetimdeki bütün büyüklerimizi toplasanız ve dikilen ağaçlara zarar verilmemesi-korunması ile ilgili bir sunum yapsanız. Köyde belki beni kimse dinlemez ama Selahaddin Yüksel-Süleyman Çalışkan gibi büyüklerimiz bir günlerini ayırıp bir saat erkeklere bir saat kadınlara “anız yakmanın” kötülüğünü, ağaçların önemini anlatsalar yada onlar sadece orda bulunsa siz konuşsanız çok daha faydalı olur. Biz de diyelim ki köydeki katılımı sağlasak gençler olarak…
      Bu yaz köyde iki ayrı anız yangını ÇIKARILDI, YABİ BİLİNÇLİ OLARAK BİRİLERİ YAKTI. Bu çok kötü olduğu gibi, köyümüzdeki insanlar da Muhtarlık defalarca anons etmesine rağmen söndürmeye katkı sağlamadılar, ben yaz tatilinde çıkan ilk yangında buna bizzat şahit oldum. Artık bu işe muhtarlık ve dernek el atmalı, elbette festival filan güzel şeyler de köyümüzün dağ gibi sorunları var, malesef köyde hala muhtarlık seçimleri dün olmuş gibi. Muhalefet olmanın da kendine göre bir adabı vardır, muhalefet demek karşı tarafa birşey yaptırmamak demek değil ki, yapmasına yardımcı olmak ama buna rağmen yapamıyorsa ya da yapmıyorsa eleştirmektir. Artık köydeki ikiliği bırakıp köyümüzü nasıl daha fazla güzelleştiririz buna bakalım. Bu yıl Sızıntıya ve Davşantepesine de çam dikildi ama korumazsak ne işe yarayacak. Onları da yakmalarından korkuyorum. Umarım kırıcı olmamışımdır. Saygılarımla …

      Not: Battal Abi, benden site için sürekli istediğin yazılar yerine sayalım, oldukça uzun oldu çünkü :) )))))

  12. Ünal Özer demiş

    Bence festivali muhtarlık düzenlesin.Derneğin düzenleyeceği bir festivale katılım az olur.Yukarıdaki tartışmalara baktığımızda her iki tarafın da önyargılarını yok etmek mümümkün değil.Derneğin belli bir siyasi görüşe sahip kişilerin yönetiminde olduğunu herkes biliyor.Bu nedenle yeterli katılımın olması, hele hele bunun gönülden olması mümkün değil.Bir taraf olaya dıştan ve ihtiyatla yaklaşacaktır.İlle de festival yapılacaksa kimsenin itiraz etmeyeceği ortak bir festival komitesi kurulur,festivalle ilgili kurallar belirlenir,buna göre de herkes birbirini teşvik eder kim bilir belki de güzel hayırlı bir ortam oluşur.zaman olarak temmuz sonu uygun.

  13. Sule Sagcan(gGurel) demiş

    Herkese merhaba.Uzuuun zamandır uğrayamıyordum siteye.Evde internetimiz yok şimdilik.Serkan kardeş şu yazılarını biraz kısa yaz bir tenefüste bir yorumunu bile bitiremiyorum:) Düşüncelerinin tamamına katılıyorum.Benim de yaşadığım olumsuzluklar oldu.Seni çook iyi anlıyorum.Ama burda önemli olan festival tarihinin belirlenmesi galiba.Onun için sen ve Mehmet Bey gayet çağdaş ,kırıcı olmayan ve hoş bir dillede anlatsanız da düşüncelerinizi ortamın gerilmesine neden olur gibime geliyor :( Ben tutuyorum kendimi anlatmamak için :)

  14. Serkan Demirel demiş

    Şule Hocam, Aslında ben de o konuya girmek istememiştim ama açıklama yapmam istenince, cevap vermesem sanki Derneği haksız yere suçlamış gibi olacaktım. Önyargılarım nedeniyle derneğe sataşıyormuşum gibi bi algı oluşacaktı. Ben de ilkinde kendimi tutmuştum ama şimdi mesela sana birisi çıkıp hiç bişey olmamış gibi” sana ne yaptılar, çok merak ediyorum” dese yine susacak mısın :) ))) Yoksa kesinlikle ortamı germek gibi bir niyetim yok. Benim tek istediğim köyümüzde birlik ve beraberlik olsun, herkes elinden geldiğince köyümüzü güzelleştirmeye çalışsın.

    Çok uzun yazdığım kısmına katılıyorum. Bunun için herkesten özür dilerim. Eskiler İCAZ derler, az sözle çok şey ifade etme sanatına. Malesef bizim beyanımız icazlı olamıyor, ifade-i meramımızı öyle sehl-i mümtenilerle (kolay görünüp zor söylenen özlü sözler) beyan edemiyoruz. Affola :) )))

    • Ünal Özer demiş

      Serkan,dayın Osman Can’ın telefon numarasını biliyorsan 05357115140 no’lu telefona mesaj atar mısın.Uzun süredir görüşemedik de,selamlar.Ünal Özer

  15. Mehmet Yalçın demiş

    Dernekle ilgili son yazışmalara,düşünce bildirmelere ,olumlu ya da olumsuz,çok fazla katılınmıyor. Sanıyorum özellikle genç arkadaşlar daha sonra katılmayı düşünüyorlar…
    Öncelikle olağan genel kurulun 30 Ekim Cuma günü saat 14.00 yapılacağını ve üye olsun olmasın herkesin davetli olduğunu,sorumluluk duyan ve olanağı olan Paşalarlı ya da Paşalar dostlarının katılımını bekliyoruz.

    Serkan senin ne düşündüğünü tam olarak anlayamadım.Açıkçası daha samimi olmanı bekliyorum. Derneğin başka işi yok da Cami yapımına engel olmaya çalışacak.Bunu kim söylediyse açık ve net olmalı,biz toplumsal olan her projeyi destekleriz.Fiilen olanaksızlıktan katılamıyabiliriz. Ancak senin düşündüğün gibi de davranmayız.
    Dernektekilerin tümünün aynı siyasi görüşe ait olduğunu söylüyorsun,bunu nereden çıkarıyorsun?Sen benim kafamın içini nereden okuyorsun,açıkçası daha sorumlu davranmanı beklerdim.Dernek Paşalarlı olan, kendini Paşalarlı hisseden herkese açık.Ancak üye olunmadan yönetime de gelinmez.
    Sorumluluk almadan bu işler yürümez.Ancak ben yüzde yüz şuna eminim,üye olup çalışmalara katılsanız derneğin hiç de sizin düşündüğünüz gibi olmadığını göreceksiniz.Biz gerçekten bu konuda önyargısız,karşılıksız,fedakarca çalışacak arkadaşlar arıyoruz,köyün ve derneğin buna ihtiyacı var.
    Bir de derneğin resmi çalışması olmayan, üyelerin kişisel davranışları bizi ilgilendirmez.Hiç kimsenin kişisel davranış ve özgürlüğüne engel olamayız,demokratik bir toplumda kimsenin buna hakkı da yok. Türkiye’de özellikle bu konu şu anda güncel olarak tartışılıyor.Doğru mudur,eğri midir bu tartışmalar,kim nerede düşünür bu bireyin kendi sorunudur.
    Serkan keşke kişisel olarak seni üzen o davranışta bulunan o ağabeyinle ,bunu ne amaçla ve niçin söylediğini görüşebilseydin. Ben olayın farkında bile değildim ,ilk planda kendisiyle görüşmek isterim.
    Battal arkadaş da daha ılımlı yaklaşmalı olaylara.Bir önceki yazımda ön yargılardan arınılmalıdır,yoksa bizi yanlışa götürür demiştim.Dernek bir siyasi örgüt değil,bir demokratik kitle örgütüdür. Yani siyasi partiler gibi tek düşünceyi barındırmaz.Bir siyasi partiye girerken o düşünceye angaje olarak girersiniz,bir bakıma kendinizi o düşünceye adarsınız,bağlarsınız veya mahkum edersiniz.Uymazsanız ya kendiniz ayrılırsınız,ya da sizi atarlar.Siyasi partilerde bunu zaman zaman görürüz. Derneklerin özelliği çok renkli oluşudur, insanlar kendi özgür düşüncelerini korurlar,ama dernekte ise onun tüzük ve amaçlarına uygun olarak çalışırlar.Bazı olaylar karşısındaki kişisel davranış ve yorumları derneği ilgilendirmez.
    Biz genel kurul ve gecelerimize ayrımsız tüm Paşalarlı siyasi parti görevlilerini davet ederiz.
    Olaylara bu bağlamda,özgür,samimi,toleranslı ve gerçekten iş yapma amaçlı ve güvenle bakarsak
    birşeyler yapabiliriz. Yoksa uzaktan bakan işlere katılmayan yalnızca laf üreten durumunda kalırız.Ciddiye alınmayız.Sayıları hiç de az olmayan arkadaşlarımız var böyle.
    Bir de dernekte şu varsa ben olmam deyip,kendi kalıplarımıza kendi tanımlarımıza ve duygularımıza uygun adam ararsak,hiç bir sonuca varamayız.
    Lütfen bu değerlendirmelerimi bir dernek yöneticisi gibi değil,daha deneyimli bir ağabeyiniz olarak ve sizinle samimiyetle çalışmak isteyen birinin düşünceleri olark algılayınız.

    Selamlar,sağlıklı günler ve görüşmek dileğiyle.

  16. Mehmet Yalçın demiş

    Bir önceki yazıyı Ünal,Serkan ve Şule Hanım’ın yazılarını okumadan yazmıştım. Ben örneğin Türbe gibi köyü ilgilendiren somut konularda birlite güzel şeyler yapabileceğimize, daha doğrusu dernek yönetimine de daha genç arkadaşların sahiplenerek yapabileceğinize inanıyorum.

    Serkan… Anız yakma konusunda maalesef başarı sağlanamıyor. Anızla birlikte binlerce ağacın,böceğin,havanın,toprağın ne denli zarar göreceğini kavrayamayan kafalarla uğraşmak çok zor.Bu bir eğitim ve caydırıcılık işi. Yapılan yapanın yanında kar kalıyor. Caydırıcı uygulamalar yok.Bizler de çok zaman yapanı zarar görmesin diye koruyoruz…

    Dünyanın,Türkiye’nin, köydeki insan yapısının değiştiğini kavrayamıyorsak bu günü sağlıklı değerlendiremeyiz.Birlikte çalışmak zorlaşır.

    Selamlar..

  17. Serkan Demirel demiş

    Mehmet Abi, ben gayet açık konuştum. Gayet samimiyim ve zaten bu yüzden açık açık gördüğüm hataları söylüyorum. Eğer samimi olmasam bunları size söylemezdim. Dernekteki yönetim kadrosunun belli bir siyasi görüşe daha yakın olduğunu gördüğünüz gibi sadece ben değil başkaları da söylüyor. Bu konuda köylülerimiz arasında böyle bir olgu oluşmuşsa kafamızın içine mi baktın demek yerine biz acaba neden böyle bir algılamanın oluşmasına neden olduk diye düşünseniz daha faydalı olur kanaatindeyim. Yaptığımız eleştiriler bu şekilde bastırılacaksa, sorumsuzluk olarak algılanılacaksa konuşmaya gerek yok. O zaman aynı tas aynı hamam, böyle devam etsin gitsin.

    Bir özeleştiri olarak burdan kendisini muhafazakar olarak tanımlayan büyüklerimize sesleniyorum. Biz Uşak dışında olduğumuz için derneğin yönetiminde ve faaliyetlerinde çok fazla görev alamıyoruz. Ancak Uşakta yaşayan köylülerimiz neden derneğin üyesi olmuyor, neden yönetime girmeye çalışmıyor. Böylece köyümüzün her kesiminden insan dernekte temsil edilmiş olur. Muhalefetsiz bir demokrasi demokrasi olmaz. Bu taşın altına hepimiz elimizi sokmalıyız. Sadece eleştirmekle bir şeyler düzelmez.

  18. Mehmet Yalçın demiş

    Battal, genel kurulun resimli duyurusu için teşekkür ederim,eline sağlık.

    Serkan, kimse eleştirileri bastırmıyor. Ancak yalnızca (haklı ya da haksız) eleştiri kısırdöngüsünde kalırsak bir iş çıkaramayız.O nedenle özellikle, iş yapma bazında bakarsak olaya,biryerlere varabiliriz.Zaman içinde doğal olarak karşılıklı düşünce alışverişi elbette sürecektir. Ancak insanın doğasından gelen farklı düşünme olgusu her zaman vardır. Yoksa ne bu denli çok sayıda siyasi parti, ne sendika, ne vakıf, ne dernek, ne de diğer örgütlenmeler olurdu.Önemli olan bu renkliliği taşıyabilmek ve birlikte örneğin köyün çıkarına olan işleri yapabilmektir. Derneği tek renkli görmek haksızlıktır.Her renge açıktır. İş yapmak isteyen her renge açıktır.Olanağı olan üye olur görev alır,almalıdır.
    Ancak her dönemde,her toplumda, her siyasi görüşte az da olsa memnuniyetsiz kişiler olmuştur.

    Neyse biz işimize bakalım diye düşünüyor, bu genel kurulun da başarılı olmasını diliyorum.

    Görüşmek umuduyla…

  19. savaş yağcı demiş

    Herkese selamlar,

    Evet Paşalarlılar Derneği… BU derneğin kimlerin omuzları üzerinde yükseldiğini ve bu kişilerin geçmişteki 68 kuşağına dayandığını ve bu kuşağın da nasıl bir siyasi duruşu olduğunu biliyoruz.

    Bu politik altyapının derneğin işleyişine ve çalışmalarına sirayet etmiş olmasına kanımca kimse bir söz söylememeli ayrıca derneğe emek veren değerli büyüklerimiz de aslında var olan ve de herkesin adı gibi bildiği bu politik altyapıyı “herkese şirin görünme” kaygısıyla yok saymamalıdır diye düşünüyorum.

    Ben köyümüzün siyasi tarihini oldukça değerli buluyorum. O dönemin THKO geleneğinden gelen ve kalkınmanın ve devrimin köylülükten başlayacağını düşünerek bu yolda kimisinin yurdunu terketmek zorunda kaldığı, kimisinin politik tavrı nedeniyle memuriyetine son verildiği sancılı ve bir o kadar da insancıl bir dönemin günümüze bıraktığı bir iz değil midir “Paşalarlılar Derneği”. Niye onlardan kimyalarına aykırı bir davranış sergilemelerini bekliyoruz ki. Bizler yeni yetme gençler olarak hangi kültürel girişimde bulunduk, hangi toplumsal projeye önayak olduk, insanlık için hangi mücadeleyi verdik. vs. vs. Bizler ülkemizin yurdumuzun hangi sorunu için bir şeyler yapmaya çalıştık. Dolayısıyla birilerini eleştirirken daha dikkatli ve saygılı olmalıyız diye düşünüyorum.

    Tabi ki şu anda köylümüzün ibadet etmesi için yeterlidir diyebileceğimiz bir camiye para harcamak yerine köyümüzün “Karahallı’nın tek kanalizasyonsuz köyü” diye bas bas bağırdığımız sorununu halletmek daha öncelikli değil midir. Derneğimiz böyle bir yönlendirme ve engelleme yapmadık diyor ama bence aksine toplanan bu paranın daha öncelikli bir sorun için harcanması için yönlendirme yapılmalıydı.

  20. Mehmet Yalçın demiş

    PAŞALARLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ OLAĞAN GENEL KURULU YAPILDI

    Derneğin olağan genel kurulu daha önce duyurulan yerde ve saatte yapıldı.Derneğin üç yıllık çalışma ve denetleme raporları tartışıldı,aklandı.Yapılan seçimler sonucunda dernek yönetim kurulu şöyle oluştu:
    Başkan : İsmail Yağcı (Emekli öğretmen)
    2.Başkan : Mevlüt Yılmaz(Emekli Polis)
    Yazman : Aydın Hürriyet Yalçın (Serbest)
    Sayman : Nusret Yalçın(Emekli öğretmen)
    Üyeler : Şerafettin Polat(Emekli Öğretmen)
    Hayati Yılmaz (Emekli Öğretmen)
    Bülent Yılmaz (sigortacı.Trafik Takipcisi)

    Denetleme Kurulu:
    Ahmet Gürel(Emekli ğretmen)
    Rasim Aslan(Serbest)
    Ramazan Tarhan(Emekli Sağlıkçı)

    Seçim Sonuçlarına bakıldığında:
    1.Üç yeni ismin girdiğini,
    2.Yönetimin gençleştiğini,
    3.Serbest ve fiilen çalışanların da yönetimde görev aldığını görüyoruz.

    Bu derneğin artık yerleştiğini ve her kesimin ilgi odağı olarak görüldüğünü gösteriyor.

    Genel kurul sırasında yapılan görüşmelerde köyle ilgili iki önceliğin bulunduğu,bunların; türbe,ve kanalizasyon sorunu olduğu,konuşmacılar ve muhtar tarafından vurgulandı. Her ikisi
    için de umut verici bilgiler duyduk.Örneğin Türbenin bu haliyle onarımına izin verilebileceğini
    bunun maliyeti düşürdüğünü öğrendik. Böyle olunca da daha önce onarımı üstlenebilecek iş adamının bunu yaptırabileceğini umut ediyoruz.
    Kanalizasyon için devletçe yüzbin liranın ayrılabileceğini,bir o kadar tutarın da köyce sağlanmasının gerektiği düşünülüyor.Bunun da Muhtarlık ve Dernek işbirliğiyle sağlanabileceğini düşünüyoruz.Şimdiden nerede yaşiyorsa yaşasın,tüm Paşalarlılara düşen birincil görev katkıda bulunmak,katkıları çoğaltmak olmalıdır.

    Yeni yönetime başarılar diliyoruz.

    Dernek Haberleşme Adresi:
    Paşalarlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği
    Ahmet Yılancıoğlu İşhanı Zeminkat No:21 Uşak

    TEL:0276 22 781 70
    Bağışlar için: ING Bank Uşak Şubesi Dernek Hesabı

  21. Baki Yilmaz demiş

    Pasalarlilar yardimlasma ve dayanisma dernegindeki arkadaslara gorevlerinde basarilar dierim.Her hangi bir ihtiyac oldugunda da (maddi ve manevi)uzerime dusen gorevi yapacagimi iletirim.
    Bu zamana kadar olan calismalarindan dolayi sayin Mehmet yalcin,sayin veli okyay,sayin selehattin Yuksel,sayin suleyman Caliskan,sayin Serafettin Polat abilerimi ve daha adini hatirlamadigim dernegin calismalarina katkida bulunan(islerini ,guclerini birakip kar demeden,kis demeden izmite,adapazarina,istanbula,Bursaya daha nice yerlere gidip pasalar koyu icin yardim toplayan,her sey pasalar koyu icin deyip yola cikan) arkadaslarimizi tum kalbimle kutluyor ve kucakliyorum.
    Saygilarimla
    BAKI YILMAZ

  22. hüseyin çalışkan demiş

    paşalar köyü dernek çalışmalarında görev alan eski ve yeni agabey ve arkadaşlara çalışmalarında başarılar. allah kuvvet versin hepsine hepsine bol bol selam.

  23. hüseyin çalışkan demiş

    Tüm dernek yöneticilerine köyümüz için yaptıkları hizmetlerden dolayı teşekkür ederim ÖZGÜR ÇALİŞKAN

  24. mustafa kemal demirel demiş

    Okuyan herkese merhaba,
    Uzun zamandır köyümüzün sitesine girmiyordum. Halbuki hep kalbimdedir, dünyaya açıldığım ve bazen dünyadan kaçtığım köyüm. Dünyanın başına bir felaket gelse, benim engelleyemediğim, sanki bu köyüm beni koruyacak, kollayacakmış gibi gelir. Gidecek bir yerim var deyip geçmiyorum arada bir gidiyorum da
    Şuana kadar yazılan iletilerinizin tünümü okudum. Değişik kuşaktaki köylülerimin diyalogta olmaları beni duygulandırdı. Özellikle kardeşimin ve Mehmet Abi’nin yazışmalarını merak ve içtenlikle okudum. Serkan’ın aşure örneğini çok beğendiğim gibi günümüz politik gündemine de uyduğu için siyasetçilere öneriyorum. Mehmet Abi’nin ise, konu Paşalarlılar Derneği olduğunda ortak noktada buluşma isteğinin örtüştüğünü düşünüyorum. Bu yüzden, eğer konu Paşalar ise, ortak payda bu ise, siyasi fikirlerin ve bakış açılarının farklı olması sorun değil kazanımdır. BU YÜZDEN AŞURE ÖRNEĞİ SÜPER TEŞEKKÜRLER.
    Serkan’ın ve belki başka arkadaşlarımızın yaşadığı üzücü olaylar konuşulabilir belki ama derinleştirmenin bizi ilerletmeyeceği açıktır. Serkan’ın bu olayı bugüne kadar konuşmamış olması tamamen onun olgunluğudur ( sana saygı duyuyorum canım kardeşim). Mehmet Abi çok haklı, seni de kapsayan bir oluşumun, ki bu kapsamayı biz değiştiremeyiz kütüğümüz Paşalar, yanlışları olduğunu düşünüyorsak, şikayet etmek yerine oluşumun içine girmeliyiz. Burada yanlışları yoksa girmeye gerek yoktur gibi anlaşılmasın, yoksa oluşum nasıl var olabilir dimi birilerinin oluşturmasına ihtiyacı var.
    Köyle bağlantılı olduğu için size şuan Siirt’te yaptıklarımdan bahsetmek istiyorum. Birgün Serkan’la T.V. izlerken bir programda ardıç ağaçlarının yetiştirilişiyle ilgili bir şeyler izledik. Birkaç gün sonra biz, Gavaklı Tepesi’ne ardıç tohumu toplamaya gittik. Ben onların ıslahını tamamlamak üzereyim. Kurban bayramında köyde hazırlayacağım bir ocağa ekeceğim. Eğer çimlendirmeyi başarırsam bunu Sızıntı’nın kuzey yamacına dikmeyi planlıyorum. Bu benim hayata geçmiş bir projemdi. Bence artık hareket zamanı. Köyümüz, ülkemiz ve dünyamız için çok güzel şeyler yapabileceğimize inanıyorum. ÇÜNKÜ BİZ ARTIK AŞUREYİZ!

    • Serkan Demirel demiş

      Seni yeniden buralarda gördüğümüze sevindim Abicim… bu uzun yazmak merakı genetik bişey herhalde :) )))

      Ardıçların ekime hazırlanması işini bitirmişsin galiba, inşeallah çimlenirler, bu yıl benim diktiğim çamlar kurudu çünkü. Kurban bayramının gelmesini dört gözle bekliyorum…

Yorum Yapın

XHTML: Bu etiketleri kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <pre> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>